KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/14468 E., 2020/3898 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2020
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
- KARAR -
Dava, tenkis isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı Ahmet Hilmi Ilgaz'ın 4506 ada 12 parseldeki 5 ve 8 nolu bağımsız bölümleri davalı ...'a, 9 ve 12 nolu bağımsız bölümleri davalı ... Ilgaz'a, 1655 parseldeki 1/2 payını davalı ... Ilgaz'a devrettiğini, davalılara yapılan temlikin saklı payını ihlal etmek amaçlı olduğunu ileri sürerek ölüm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Ilgaz, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ve tüm temliklerden mirasbırakan sağ iken haberdar olduğunu; davalı ... Ilgaz, hak düşürücü süresinin geçtiğini ve iddianın doğru olmadığını; davalı ..., davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; TMK'nın 576 ve HMK'nın 11. maddeleri uyarınca ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkemedir. Tenkis davaları açısından yetki, kamu düzenine ilişkin olup mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkemedir. Dava şartlarından olan kesin yetkinin, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından re'sen dikkate alınması zorunludur.
Dosya kapsamı ve eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden; mirasbırakanın nüfus kaydında yerleşim yerinin yazmadığı ancak 26.04.2012 tarihli ölüm tutanağında ikametgahının Reşadiye Mah. Sahil Yolu, Taşucu/ Silifke olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, HMK'nın 11. maddesi uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yerinin araştırılarak açıkça saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/14468, K. 2020/3898, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama