KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/14783 E., 2020/469 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan babaları...’ın 304 parsel sayılı taşınmazını ölmeden 70 gün önce davalı olan oğluna temlik ettiğini, mirasbırakanın ikinci eşinden çocuğu olan davalıyı diğer çocuklarına tercih ettiğini, devrin mal kaçırma kastıyla ve bağış amacıyla yapıldığını, başka bir mirasçının aynı taşınmaz için dava açtığını ve davanın kabul edildiğini, ancak temyiz aşamasında davacının davadan feragat ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, süresinde davaya cevap vermemiş, aşamada sunduğu dilekçe ile; daha önce açılan davanın feragat nedeniyle son bulduğu için aleyhine bir hüküm olmadığını, taşınmazı alacak ekonomik gücü olduğunu, satışın gerçek olduğunu, davacının eldeki davayı tek başına açamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
Bilindiği üzere, devletin sicil oluşturmadan kaynaklanan görevi, (kamu düzeniyle ilgili olduğundan) re’sen gözetilmesi gerekmektedir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. HMK’nın 297/2. maddesinin açık hükmüne göre de, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Dosya kapsamı ve getirtilen kayıtlardan dava konusu taşınmazın 309 değil 304 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 304 parsel sayılı taşınmazın da 19.04.2011 tarihli kütük sayfalarının kapatılması işlemi ile 136 ada 1 parsel sayısını aldığı ve davalı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/14783, K. 2020/469, 3 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama