İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/15486 K.2020/1151

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Ramazan İnan'ın…

Esas2016/15486Karar2020/1151Tarih20 Şubat 2020Okuma5 dk · 924 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/15486 E., 2020/1151 K.·Mahkemesi : Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

924 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Ramazan İnan'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakanları ...’nin maliki olduğu 333 ada 35, 43, 106 ve 136 ile 346 ada 96 parsel sayılı taşınmazlarını 07.11.2008 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile; 122 ada 26, 41 ve 64 parsel sayılı taşınmazlarını ise 14.09.2009 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiğini, devirlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasbırakan adına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişler, 02.07.2015 tarihli celsede isteklerini miras paylarına hasretmişlerdir.

Davalı, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, ölünceye kadar mirasbırakan ile yaşadığını ve sözleşmeden kaynaklanan bakım borcunu yerine getirdiğini, tüm işlemlerin gerçek iradelerini yansıttığını, tenkis koşullarının da oluşmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

1919 doğumlu mirasbırakan ... ’ın 21.06.2010 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak dava dışı eşi ...’yi, dava dışı çocukları ... ve ...’yi, davacı çocukları ..,..,...,...ve ... ile davacı torunları ...., ..,..,..,...,’i ( 1998 yılında ölen oğlu ...’in çocukları ) ve davalı oğlu ...’i bıraktığı, mirasbırakanın maliki olduğu 333 ada 35, 43, 106 ve 136 ile 346 ada 96 parsel sayılı taşınmazlarını 07.11.2008 tarih ve 1621 yevmiye no’lu ölünceye kadar bakma akdi ile; maliki olduğu 122 ada 26, 41 ve 64 parsel sayılı taşınmazlardaki 1/2’şer paylarını da 14.09.2009 tarih ve 1139 yevmiye no’lu ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devrettiği kayden sabittir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) m. 611. maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (818 s. Borçlar Kanununun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)).

Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.

Kural olarak, bu tür sözleşmeye dayalı bir temlikin de muvazaa ile illetli olduğunun ileri sürülmesi her zaman mümkündür. En sade anlatımla muvazaa, irade ile beyan arasında kasten yaratılan aykırılık olarak tanımlanabilir. Böyle bir iddia karşısında, asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır. (TBK m. 19 (BK m. 18)).

Şayet bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse (örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise), bu takdirde akdin ivazlı (bedel karşılığı) olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır. Bu halde de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.04.1974 gün ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı olayda, uygulama yeri bulur.

Mirasbırakanın, ölünceye kadar bakıp gözetme karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi içinde, sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın, tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.

Somut olaya gelince; mirasbırakanın 07.11.2008 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile maliki olduğu bir kısım taşınmazlarını davalıya devrettiği, 1919 doğumlu mirasbırakanın bu devir ile bakım ve gözetimini garanti altına almaya çalıştığı, 07.11.2008 tarihli akit ile devredilen taşınmazların miktar ve değeri ile mirasbırakanın o dönem elinde bulunan mal varlığının miktarı gözetildiğinde makul oranın bulunduğu, 07.11.2008 tarihli akitte mal kaçırma amacının bulunmadığı,

ne var ki mirasbırakanın bakım ve gözetimini garanti altına almışken 14.09.2009 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile üzerinde bıraktığı taşınmazların bir kısmını daha davalıya devrettiği, her ne kadar mirasbırakan ikinci temlik sonrası da 122 ada 25, 66 ve 33 ile 281 ada 23 sayılı parsellerdeki 1/2’şer paylarını üzerinde bıraksa da, üzerinde bıraktığı taşınmazların keşfen saptanan değerleri gözetildiğinde 14.09.2009 tarihli akit ile mirasbırakanın daha önce oluşturduğu orantıyı bozarak mirasçılarından mal kaçırma amacıyla hareket ettiği anlaşılmıştır.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde (1086 sayılı HUMK’nun 388/son md.); “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.

Ne var ki, 14.09.2009 tarihli akit ile devredilen taşınmazlar yönünden davanın kabulü doğru ise de, yukarıda yer verilen açık düzenleme karşısında infaza elverişli bir hüküm kurulduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. İptal ve tescil istemli eldeki davada, dava konusu 122 ada 26, 41 ve 64 sayılı parsellerde devre konu ve davalı adına kayıtlı payların iptaline ve miras payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payın da davalı üzerinde bırakılması şeklinde karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde bakım sözleşmelerinin de iptali şeklinde hüküm kurulması yerinde değildir.

Hal böyle olunca, 07.11.2008 tarihli akitle devredilen 333 ada 35, 43, 106 ve 136 ile 346 ada 96 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi, 14.09.2009 tarihli akit ile devredilen 122 ada 26, 41 ve 64 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/15486, K. 2020/1151, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15486
Karar No
2020/1151
Tarih
20 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/15495 K.2020/616
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/15496 K.2020/829
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15498 K.2020/273
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/15499 K.2020/1825
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/15503 K.2020/274
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/15506 K.2020/868

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.