KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/15630 E., 2020/798 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakanları ...ın, 101 ada 13, 116 ada 116, 127 ve 148 parsel sayılı taşınmazlarını kadastro tespiti sırasında davalı oğlu adına tescil ettirdiğini, ancak işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapuların iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş; ayrıca murisin 09.03.2011 tarihinde noterde düzenlediği vasiyetname ile maliki olduğu 116 ada 139 parsel sayılı taşınmazın tamamını, 101 ada 19, 102 ada 30, 116 ada 133 ve 140 parsel sayılı taşınmazlardaki payının 1/3 ünü torunu (davalı ...'in çocuğu) diğer davalı ...'e, 1/3 payını ise diğer mirasçılar olan kendisi,davalı ... ve dava dışı ... ve ...'e vasiyet ettiğini, saklı payının zedelendiğini ileri sürerek davalı ...hakkında tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı ..., mirasbırakanın başkaca taşınmazlarının olduğunu davalı ...,davacının saklı payının zedelenmediğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... yönünden dava konusunun ve taşınmazların farklı olması nedeniyle davanın tefrikine; davalı ... yönünden ise muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, “ Somut olaya gelince;
dava konusu senetsizden tespit edilen 101 ada 13 parsel ile bağış biçiminde temlik edilen 116 ada 116, 127 ve 148 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarih, 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı ve muris muvazaasına ilişkin iddianın dinlenemeyeceği, koşullarının varlığı halinde 4721 sayılı TMK. nun 560 ila 571. maddelerinde öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği açıktır. Oysa davada tenkis isteği bulunmamaktadır.
Hâl böyle olunca; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil istekli davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/15630, K. 2020/798, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama