KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/15810 E., 2019/3009 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2019
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ - TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl davada davacı, maliki olduğu ... parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından 5 yıldır kullanıldığını ileri sürerek haksız işgalci konumda bulunan davalının taşınmazdan tahliyesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5 yıllık ecirimisil bedeli olarak şimdilik 500,00 TL ecrimisil bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, aşamada talebini ıslah ederek toplam 22.954-TL ecrimisile hükmedilmesini istemiştir.
Asli Müdahil ve birleşen davada davacı, dava konusu taşınmazı davacı ... ile aralarında akdettikleri inanç anlaşması gereğince bankadan kredi temin edilmesi amacıyla davacıya devrettiğini, kredi borcu ödendikten sonra davacının taşınmazı iade etmesi gerekirken kötüniyetli olarak el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığını ve taşınmazı muvazaalı olarak yeğeni olan davalı ...’ya temlik ettiğini ileri sürerek asıl davanın reddine ve taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, HMK’nın 125. maddesi uyarınca kayıt maliki ... davaya dahil edilmiştir.
Asıl davada davalı, taşınmazın eşi ... tarafından kullanıldığını ve kredi temini için davacıya temlik edildiğini diğer davalı ..., taşınmazı davacıdan satın aldığını ve asli müdahil ile davalı ...’un iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temlikin inançlı işleme dayandığı ve davalı ...’nın iyiniyetli olmadığı gerekçesi ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, asıl davada davacı birleşen davada davalı ve davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/15810, K. 2019/3009, 15 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama