KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16328 E., 2020/1242 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2020
- Davacılar
- ... V.D.
- Davalılar
- ... V.D.
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 191 ada 20 parsel sayılı taşınmazının kadastro çalışmaları öncesinde 113 m² olduğunu, kadastro çalışmaları sonucunda kamulaştırma işlemine tabi tutulmaksızın 39 m²’lik alanın ana gayrimenkulden ifraz edilerek yol olarak ayrıldığını, aradan geçen süre içerisinde ifraz işlemine tabi tutulan kısmın yola dönüşmediğini bu nedenle kamu malı niteliği de kazanmadığını ileri sürerek, kadastro paftasında yol olarak ayrılan 39 m²’lik alanın tapu kaydının iptaliyle dava konusu yer ile birleştirilmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, hak düşürücü süre itirazında bulunup davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar 16. Hukuk Dairesince; “... Davacı ...
Günel, dava konusu taşınmaz kadastro sırasında tespit dışı yol olarak bırakılmış gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışsa da, dava konusu edilen taşınmazın kadastro sırasında tespit dışı bırakılmadığı, kadastro tespiti kesinleştikten sonra davacının talebi ile 113.53 metrekare olan 191 ada 20 parselin 39.01 metrekarelik kısmının yola terkedildiği, davanın kadastro tespitinden kaynaklanmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla dava, kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanmamaktadır. Bu nedenle, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre bu davada uygulanamaz...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16328, K. 2020/1242, 24 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama