KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16391 E., 2020/2231 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakanları ...ın maliki olduğu 153 ada 7 parsel sayılı taşınmazını oğlu İbrahim’in kayınbabası olan davalı ...’a satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, terekesinden para çıkmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu taşınmazı mirasbırakandan 158.000,00 TL karşılığı satın aldığını, mirasbırakanın satış bedelini yaptığı evliliklere ve tedavi giderlerine harcadığını, emekli ve çiftçilik/hayvancılık yapması nedeniyle alım gücünün bulunduğunu belirterek, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz aşamasında davacılardan ... ve ..., 24.02.2017 tarihli dilekçeleri ile karşı tarafla sulh olduklarını beyan ederek davalarından feragat ettiklerini bildirmişler ve kimlik tespitleri yapılmıştır. Diğer davacıların ise feragatleri bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davaya devam eden davacılar yönünden; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Öte yandan, hükmün 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi uyarınca açık ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kurulduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, hüküm fıkrasında hangi veraset ilamına atıf yapıldığı açık bir şekilde yazılmamıştır.
Davacılar ... ve ... yönünden;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16391, K. 2020/2231, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama