KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16395 E., 2020/1610 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı vasisi, mirasbırakan .nın maliki olduğu 3960 ada 5 sayılı parseldeki 7 no’lu bağımsız bölümü davalı oğlu ...’na satış yoluyla devrettiğini, davalıya yapılan devrin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 7 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile miras payı oranında kısıtlı ... adına tescilini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı mirasbırakan babası ve kardeşlerinden bedeli karşılığında satın aldığını, muvazaa bulunmadığını, mirasbırakanın geriye bir daire daha bıraktığını ve bu dairede davacının 1999 yılından beri oturduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile ½ payının ... adına tesciline karar verilmiştir.
Mirasbırakan ...’nun 15.05.2003 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı kızı... ile davalı oğlu ...’i bıraktığı, dava konusu 3960 ada 5 sayılı parseldeki 7 no’lu bağımsız bölümde mirasbırakan ... Rıza ile kardeşleri... 1/4’er oranda paydaş iken, tüm paydaşların 1/4’er paylarını 26.04.2002 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği kayden sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mirasbırakanın yaptığı işlemin muvazaa ile illetli olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Yukarıda belirtildiği üzere, mirasbırakan çekişmeli 7 no’lu bağımsız bölümdeki ¼ payını davalıya temlik etmiştir. Ne var ki, mahkemece anılan bağımsız bölümün tamamı üzerinden iptal ve tescil hükmü kurulmuştur. Mirasbırakanın kardeşleri Kamil, Lütfiye ve Nuriye’nin devrettiği toplam ¾ pay üzerinden muris muvazaasına dayalı iptal ve tescile karar verilemeyeceği ortadadır.
Hal böyle olunca, dava konusu 7 no’lu bağımsız bölümde mirasbırakandan davalıya geçen ¼ pay yönünden davacının miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16395, K. 2020/1610, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama