KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16669 E., 2017/295 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2017
- Dava türü
- TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı... maliki olduğu 612 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında anne adının hatalı bir şekilde ...olarak yazıldığını ileri sürerek, anne adının ... olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; 22.07.2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün “Mülkiyet Hakkının Tescili” başlıklı 27. (18.05.1994 tarihli ve 94/5623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Tapu Sicili Tüzüğü'nün 25.) maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı, soyadı, baba adı, edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarası olarak belirlenmiştir. Görüldüğü gibi bunların arasında anne adı, T.C kimlik numarası, medeni hali, cilt ve sıra numarası ile doğum tarihi yer almamıştır. Dolayısıyla, tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgisinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez.
Ne var ki; akit tablosu, dayanak tapu kaydı, kadastro tutanağı gibi belgelerde var olan çelişkiler veya hatalı yazımlar nedeniyle, idarece tapu maliklerinin talepleri kabul edilmemektedir. Ancak, tapuda intikal işlemlerinin yaptırılabilmesi için "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince bir tespit hükmü kurulması gerekeceği açıktır.
Hâl böyle olunca; tapu kayıt maliki .. anne adının ... olduğunun tespiti şeklinde bir tespit kararı verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
./..
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16669, K. 2017/295, 18 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama