KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16774 E., 2020/1877 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemenin yetkisizliğine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı ... ’in ... İlçesindeki 1 parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümü ve ... İlçesindeki 4 parsel sayılı taşınmadaki 12 numaralı bağımsız bölümü muvazaalı olarak davalılara temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, mahkemece tensip zaptı ile Kuşadasındaki taşınmaz yönünden davanın tefrikine karar verilmiş ve mahkemenin 2016/338 sayılı esasına kaydedilmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan değerlendirme ile Kuşadası Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 12. maddesinin birinci fıkrasında, "Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." hükmü yer almış, aynı maddenin son fıkrasında ise, "Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup kesindir ve mahkemece resen (kendiliğinden) gözönünde tutulur.
Diğer taraftan, taşınmazlar hakkında aynı hukuki sebebe dayanıldığına göre, delillerin birlikte toplanması, değerlendirilmesi, hızlı ve etkin yargılama yapılması yönünden de yargılamanın birlikte yürütülmesinde hukuki yarar bulunduğu da kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, HMK'nin 12/son maddesi gözetilerek tüm taşınmazlar bakımından işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile Kuşadası’nda bulunan taşınmaz bakımından tefrik ve yetkisizlik kararı verilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılması gereken iş eldeki davanın tefrik edilen dava ile birleştirilmek suretiyle birlikte görülmesidir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16774, K. 2020/1877, 16 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama