KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/16969 E., 2020/2226 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Dava türü
- GAİPLİK-İNTİKAL
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen gaiplik intikal davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, 4721 sayılı TMK’nin 588. maddesine dayalı gaipliğe karar verilmesi ile malvarlığının intikali isteklerine ilişkin olup, hasım gösterilmeden açılmıştır.
Mahkemece, davanın TMK’nin 588. maddesi gereğince kabulü ile, ... ve ...’ten olma 01.07.1899 doğumlu ...’in gaipliğine ve anılan kişinin mirasının davacı Hazineye intikaline karar verilmiştir.
Davaya konu edilen taşınmazların hüküm fıkrasında yazılı olmadığından bahisle davacı tarafın tavzih isteğinin reddine ilişkin ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, kayyımın atanması, görev ve sorumluluklarını düzenleyen TMK'nın ilgili hükümleri ile 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümleri dikkate alındığında; ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla malvarlığına yönelik bu tür davaların kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk vardır.
Somut olayda, davanın hasımsız açılması nedeniyle yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkilinin sağlanmadığı gözetilerek dava reddedilmelidir. Anılan husus, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınmalıdır.
Hâl böyle olunca, davanın usulden reddine karar verilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16969, K. 2020/2226, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama