KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/18129 E., 2020/162 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.01.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen asil davalı ..., davalı ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... vd. gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin ve asillerin sözlü açıklamaları dinlendi,
duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları ...’ın, ... ada ... parsel sayılı taşınmazını davalı ...’e satış suretiyle muvazaalı olarak temlik ettiğini, ...’in de dava açılmasını engellemek amacıyla diğer davalılar ... ve ...’a devrettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemişlerdir.
Davalılar ... ve ..., taşınmazda zamanla değer artışı meydana geldiğinden davanın kötü niyetli açıldığını, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., diğer davalılardan para almadığını belirtip davanın reddini savunmuş, Yargılama sırasında ölümü üzerine, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, ...'ın malik olmadığı terditli olarak tazminat da istenmediği gerekçesiyle İzzet aleyhindeki tapu iptali ve tescil isteğinin husumetten reddine, diğer davalılar ... ile ... hakkında açılan davanın ise, taşınmazı edinimlerinde iyi niyetli oldukları gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ın ... ada ... parsel sayılı taşınmazını 01.12.1998 tarihinde davalı ...'e, ...'in de 28.02.2007 tarihinde diğer davalılara yarı yarıya satış suretiyle temlik ettiği, yargılama sırasında 11.07.2014 tarihinde taşınmazın dava dışı ...'a, ... tarafından da 27.11.2014 tarihinde dava dışı ...'ye devredildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 125/1. maddesi "Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." hükmünü içermektedir.
Kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, 6100 saylı HMK'nın 125/1. maddesi gözetilerek gerekli usuli işlemlerin yerine getirilmesi, ondan sonra işin esası hakkında karar verilebilmesi için hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/18129, K. 2020/162, 14 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama