KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/24 E., 2017/5014 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu iptal tescil istemine ilişkindir.
Davacılar, 7980 ada 5 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, 1990 yılında imar çalışması sırasında kendilerine ait hisseyi kütüphane yapılması ve bağış amacına uygun kullanılması şartıyla davalı belediyeye bağışladıklarını, fakat aradan geçen yıllara rağmen kütüphane tesis edilmediğini ileri sürerek 7980 ada 5 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafa bağışladıkları hisseler için bağıştan rücu hukuksal nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ,davacıların dava konusu taşınmazdaki hisselerini kayıtsız ve koşulsuz olarak davalı idareye bağışladığını, bağışın koşullu olduğuna ilişkin hiç bir kanıt ve belge bulunmadığını, bağıştan dönme için geçerli olan bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bağışlama tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede taşınmazın bağışlama amacına uygun kullanılmadığı ve bağışlamadan rücu koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ne varki; hükümden ve davalının temyiz isteminden sonra, tarafların aralarında 07.09.2017 tarihli "sulh sözleşmesi" başlıklı belge düzenledikleri ve anılan sulh sözleşmesine dayalı olarak hüküm kurulması isteğinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; gerek 6100 sayılı HMK’nun 313 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gerekse Yargıtayın daha önceki yerleşik uygulamaları karşısında tarafların ibraz ettikleri sulh sözleşmesi uyarınca mahkemece bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmektedir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/24, K. 2017/5014, 5 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama