KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/2611 E., 2016/2757 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2016
- Dava türü
- ELATMANIN ÖNLENMESİ
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın usûlden reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 152 ve 153 parsel sayılı taşınmazları 02.12.2008 tarihinde dava dışı ... isimli kişiden satın aldığını, akabinde taşınmazda kiracı olan davalının taşınmazdan tahliyesi isteğiyle açtığı davanın kabul edilerek kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, ancak davalının taşınmazdaki demir profilden yapılmış dükkan ve deponun kendisine ait olduğu iddiası ile bu yapıları sökmeye başladığını ileri sürerek, taşınmazlarda yer alan yapıların mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespitine, davalının bu yapıların mülkiyetine yönelik müdahalesi ile sökme ve yıkma eyleminin önlenmesine, çekişmenin bu şekilde giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacının 152 ve 153 parsel sayılı taşınmazları 02.12.2008 tarihinde dava dışı kişiden edindiği, ancak taşınmazların üzerinde demir profilden yapılmış geçici, sökülebilir dükkan ve depoların bulunduğu, taraflar arasında ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1425 Esas sayılı tahliye davası görüldüğü, davanın kabulüne dair kararın onanması üzerine karar düzeltme isteğine ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2013 tarihli kararında “verilen tahliye kararı ile davalının kiraladığı taşınmaz ve üzerinde bulunan yapıları tahliye edip boş olarak teslim edileceğinin anlaşılması” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Ne var ki; mahkemece dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti olarak yorumlanmıştır. Ancak dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkin olmayıp, mülkiyet hakkına dayalı çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir. Davacının da bu davayı açmakta hukuki yararı vardır.
Hâl böyle olunca; işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/2611, K. 2016/2757, 8 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama