İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/3688 K.2019/3337

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş ise de, posta gideri tebligata yarar…

Esas2016/3688Karar2019/3337Tarih23 Mayıs 2019Okuma4 dk · 814 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/3688 E., 2019/3337 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

814 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş ise de, posta gideri tebligata yarar şekilde ikmal edilmediğinden 6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/1. maddesi gereğince duruşma isteği reddedilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Asıl davada davacılar, ortak mirasbırakanları ...’in maliki olduğu ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarını 31.05.1979 tarihinde çocuklarından davalı ... ve diğer davalıların murisi ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, anılan taşınmazların imar uygulaması ile dava konusu ... ada ..., ... ada ... ve ... ada .. parsel sayılı taşınmazdaki paylara revizyon gördüğünü ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.

Birleştirilen 2013/346 esas ve 2014/1103 esas sayılı davalarda da davacılar, asıl davadaki iddiaları tekrarlayarak, miras payları oranında iptal ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, asıl ve birleştirilen davalarda; mirasbırakanın biri resmi biri gayri resmi olmak üzere iki evlilik yaptığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan kerpiç evde hep birlikte yaşamakta iken kadınlar arasında anlaşmazlık çıkması üzerine mirasbırakanın çekişmeli taşınmazları evin en büyük ve çalışan çocukları ... ve ...’e sattığını, satış bedeli ile de yeni bir taşınmaz satın alarak birlikte yaşadığı ... ve ondan olma çocukları ile buraya yerleştiğini, bu taşınmazın mirasbırakanın ölümü nedeniyle ... adına tescil edildiğini, mirasbırakanın mal kaçırma kastı bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Mirasbırakan ...’in 10.10.1980 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak birlikte yaşadığı Yeter’den olma davacı çocukları ..., ... ve ... ile eşi ...’ten olma davacı kızı ...’i, davalı oğlu ...’i, dava dışı oğlu ...’yı, 1982 yılında ölen oğlu ...’in davalı eşi ve çocuklarını, 1996 yılında ölen kızından olma davacı torunu ... ile dava dışı torunlarını bıraktığı, ... mahallesinde bulunan kök ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların tamamı mirasbırakan ... adına kayıtlı iken; mirasbırakanın bizzat ... sayılı parseli 851 pay kabul ederek 151 payını ...’e ve kalan 700 payını ...’e 20.000 ETL’ye;

... sayılı parseli 3 pay kabul ederek 1/3 payını ...’e ve kalan 2/3 payını da ...’e 10.000 ETL’ye satış suretiyle temlik ettiği, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların 11.10.2010 tarihli imar işlemi neticesinde ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda İbrahim ve Mehmet adına belirli paylarda şuyulandırıldıkları kayden sabittir.

Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Yukarıda açıklanan ilkeler somut olgular ile birlikte değerlendirildiğinde; davalıların, mirasbırakanın dava konusu taşınmazların satış bedeli ile ... köyünde yeni bir taşınmaz alarak birlikte yaşadığı ... ve ondan olma çocukları ile bu taşınmaza yerleştiğini savundukları, getirtilen ... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde, ...’ın 5.010 m2’lik tarla vasıflı taşınmazı 05.10.1984 tarihinde üçüncü kişilerden satın alma yolu ile edindiği,

anılan taşınmazın ifrazı ile ... ve ... sayılı parsellerin oluştuğu, ...’ın ... sayılı parseli 23.02.1989 tarihinde, ... sayılı parseli ise 03.01.1991 tarihinde üçüncü kişilere sattığı, dinlenen tanık beyanları uyarınca mirasbırakanın dava konusu taşınmazlarını oğullarına satarak elde ettiği para ile ...’deki taşınmazı haricen satın aldığı, buraya ... ve ondan olma çocukları ile yerleştiği, ölümü üzerine ... adına tescil edildiği, mirasbırakanın bu taşınmazda ölünceye kadar ikamet ettiği, davalıların savunmasının doğrulandığı, mirasbırakan ile davacılar arasında temlik tarihinde mal kaçırmayı gerektirecek

herhangi bir husumetin ortaya konulamadığı, ayrıca 6100 sayılı HMK’nin 190. ve 4721 sayılı TMK’nin 6. maddeleri uyarınca herkesin iddiasını ispatla mükellef olduğu gözetildiğinde davacı tarafın muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı, muris muvazaası nedenine dayalı iptal-tescil davalarında herhangi bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı süresinin olmadığında kuşku yok ise de; temlik ve murisin ölüm tarihi üzerinden çok uzun süre geçmesinin eldeki davada olduğu gibi ispat hukuku açısından sorunlar doğurduğu, akitte gösterilen bedel ile keşfen saptanan gerçek değer arasındaki farkın da tek başına temlikin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği bir bütün halinde değerlendirildiğinde mirasbırakan tarafından yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 23.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/3688, K. 2019/3337, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3688
Karar No
2019/3337
Tarih
23 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3690 K.2019/4669
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/3691 K.2019/10668
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/3695 K.2019/10637
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3696 K.2019/4484
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3697 K.2019/4479
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/3698 K.2019/4530

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.