İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4335 K.2019/1002

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu,…

Esas2016/4335Karar2019/1002Tarih14 Şubat 2019Okuma4 dk · 818 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/4335 E., 2019/1002 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

818 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, maliki olduğu 1817 ada 21 parsel sayılı ( 245 m2’lik arsa, fiiliyatta üzerinde apartman bulunan ) taşınmazını davalı ...’in kullanacağı kredinin...isimli şirket ortakları tarafından ödenmesinden sonra iade edilmesi koşuluyla 06.08.2004 tarihinde davalı ...’e devrettiğini, aynı gün aralarında protokol yaptıklarını, ne var ki davalı ...’in aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak çekişmeli taşınmazı 19.03.2008 tarihinde diğer davalı ...’e temlik ettiğini, Doğan’ın temlik tarihinden beşbuçuk yıl sonra ihtarname göndererek kira bedellerini istediğini, o ana kadar tasarrufta bulunmadığını, davalıların birlikte hareket ederek muvazaalı devir yaptıklarını ileri sürerek, tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir.

Davalı ..., ... isimli şirketin ortaklarının talebi üzerine kredi kullandığını ve şirkete verdiğini, karşılığında davacının taşınmazını borç ödendikten sonra iade edilmek şartıyla devir aldığını, ne var ki kredi borçlarının düzenli ödenmediğini, mali itibarının bu nedenle sarsıldığını, yine davacının oğlu ve aynı zamanda firmanın ortaklarından olan ...’ın talebi üzerine çekişmeli taşınmazın diğer davalı ...’a satıldığını, bu satıştan davacının da haberdar olduğunu, satıştan çok sonra dava açılmasının kötüniyeti gösterdiğini davalı ..., yurt dışında yaşadığını,

yatırım yapmak maksadıyla dava konusu taşınmazı diğer davalı ...’den satın aldığını ve onun beyanı üzerine satış bedelini...isimli firma ortaklarına elden ödediğini, davacı ve diğer davalı ile firma yetkilileri arasındaki olayları bilmediğini, tarafları önceden tanımadığını, tapu kaydına güvenen iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, çekişmeli temlikten davacının haberdar olduğu, davalı ...’ın bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığı, olayları bilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı ...’in maliki olduğu dava konusu 1817 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tamamını 06.08.2004 tarih ve 5904 yevmiye no’lu işlemle 184.000,00 TL bedelle davalı ...’e, ...’in de 19.03.2008 tarih ve 3285 yevmiye no’lu işlemle 250.000,00 TL bedelle diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir.

Hemen belirtilmelidir ki, 06.08.2004 tarih ve ‘’ Taşınmaz Satım Protokolü ‘’ başlıklı belgenin, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı işlemin yazılı delili olduğunda kuşku yoktur.

Bu durumda, ilk el konumunda bulunan davalı ...’e dava konusu taşınmazın inançlı işleme dayalı olarak temlik edildiği ortadadır.

Ne var ki, davalı ...’den çekişmeli taşınmazı temellük eden diğer davalı ...’ın (ikinci el) iyiniyetli olması halinde 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanacağı şüphesizdir.

Öte yandan, vakıa ve karinelerden, halin icaplarından kendisinden beklenen özeni sarfetmemiş olması itibariyle kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacağı belirmiş olan kimsenin TMK’nın 1023. maddesinden yararlanamayacağında bir tereddüt bulunmamaktadır.

Somut olayda, davalı ...’ın yurt dışında yaşadığı, dava konusu taşınmazı ...’den 19.03.2008 tarihinde satın alma yoluyla edindiği, her ne kadar çekişmeli taşınmaz tapuda arsa olarak gözükmekte ise de, fiiliyatta üzerinde 8 katlı ve 16 daireden oluşan bir binanın bulunduğu, söz konusu dairelerin kiracılar tarafından kullanıldığı, davacı ...’e ait 01.01.2008 ile 10.02.2014 tarihleri arasındaki ... bankası hesap hareketlerinin incelenmesinde; farklı isimlerin kira bedeli açıklaması altında davacının hesabına düzenli para yatırdıkları, İSKİ Bilgi İşlem Merkezi abone bilgilerini gösterir 10.02.2014 tarihli belgenin incelenmesinde ise;

dava konusu taşınmazdaki 16 daireden 9 adedinin aboneliğinin davacı ... adına olduğu, diğer dairelerin aboneleri arasında olan ...ile ...Reklam isimli şirketin aynı zamanda davacının ... hesabına kira bedeli ödeyen şahıslar arasında olduğu, davalı ... ...’ün ilk defa ...

17. Noterliği’nin 26.09.2013 tarih ve 17827 yevmiye no’lu ihtarnamesi ile muhatapları arasında davacının da bulunduğu 7 kişiye ihtar göndererek dava konusu taşınmazdaki dairelerin kiralarını istediği, kira bedellerinin ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar davacı tarafından alındığının banka kayıtları ile sabit olduğu tespit edilmiştir.

Üzerinde 16 adet daire bulunan bir taşınmazı edinen kimsenin 5-5,5 yıl gibi uzun bir müddet taşınmaza vaziyet etmemesi ve kiraların eski malik tarafından alınıyor olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durum, son malik davalı ...’ın taşınmaza emanetçi konumuyla malik olduğu izlenimi uyandırmaktadır.

Öte yandan, 06.08.2004 tarihli belgede davalı ...’in vekili olan ve olayların odağında bulunan davalı ... tanığı ...’un beyanına göre de, dayısının damadı olan ... aracılığıyla davalı ... ile irtibat kurulduğunu beyan ettiği gözetildiğinde davalı ...’ın sıradan bir alıcı olmadığı, ayrıca davalı ...’ın Merkez Bankasından temin ettiği parayı tapudaki işlem sonrası elden...isimli şirket yetkililerine ( gelen kayıtlardan bu kişilerin ..., ... ve ... olduğu ) ödediğini beyan etmiş ise de; taşınmazın değeri ve ödendiği iddia olunan bedelin miktarı değerlendirildiğinde kayda dayalı bir ödemenin yapılmamasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında, davalı ...’ün iyiniyetli olmadığı, bir başka deyişle durumu bilen ya da kendisinden beklenen özeni göstermesi halinde bilebilecek konumda olduğu açıktır.

Hal böyle olunca, davacının 06.08.2004 tarihli belge uyarınca borcu olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, borcu var ise; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin mahkeme veznesine depo ettirilmesi, depo eder ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/4335, K. 2019/1002, 14 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4335
Karar No
2019/1002
Tarih
14 Şubat 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4338 K.2019/766
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/4338 K.2019/1129
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4340 K.2019/908
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/4340 K.2019/1064
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/4341 K.2019/1494
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/4342 K.2019/683

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.