KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/4544 E., 2018/10120 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
.....
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu 363, 372, 382, 449 ve 451 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olan mirasbırakanı.....kızı ...'nin tapu kayıtlarında .....olarak yazıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun şekilde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 363, 372, 382, 449 ve 451 parsel sayılı taşınmazlardaki .... oğlu ve ..... oğlu kayıtlarının .....kızı ..., .... kaydının ise....olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu taşınmazların 1950 tarihinde paylı olarak ......ile diğer paydaşlar adına senetsizden tespit edildiği, tespite itiraz sonrası adı geçen kişiler adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1. maddesinde “davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartları arasında sayılmıştır. O halde, dava konusu taşınmazlarda...... kayıt maliki olmadığı, bu nedenle davacının bu parsel yönünden eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
./..
Öte yandan taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturmakta olup, bu tür talepleri tapu maliki ile tapu malikinin mirasçıları isteyebilirler.
Ne var ki, davacının, mirasçısı olmadığı amcası..... hakkında dava açma sıfatı bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davacının, dava konusu taşınmazlarda paydaş Nedime'nin soyadının .... olarak eklenmesini talep etmesine karşın, nüfus kayıtlarında.....olduğu, tapu kaydının nüfus kayıtlarına uygun hale gelmediğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazlardaki ..... olarak düzeltilmesi şeklindeki talebin dava şartı yokluğundan reddine, ....olarak düzeltilmesi şeklindeki talebin taraf sıfatı yokluğundan,...... olarak düzeltilmesi talebinin ise nüfus kayıtları ile uyumlu olmadığı gözetilerek reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/4544, K. 2018/10120, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama