İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/458 K.2016/3155

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2016/458Karar2016/3155Tarih16 Mart 2016Okuma7 dk · 1.336 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/458 E., 2016/3155 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2016
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.336 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı ..., kısıtlı ...'nin kayden maliki olduğu çekişme konusu 79, 1749, 1391, 19, 1618, 621, 1524, 597, 1248, 1454, 1398, 1096, 1377, 1962, 55, 568, 1433 parsel sayılı taşınmazlar ile 371 ada 20 sayılı parseli ölünceye kadar bakma akdi ile torunu olan davalı ...'a temlik ettiğini, adı geçenin bakım borcunu yerine getirmediğini, ayrıca dava konusu 1962 sayılı parseli diğer davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı ... adına tesciline karar verilmesini istemiş, kısıtlı ..., yargılama aşamasında ölmüş, mirasçıları ... ve ... davaya dahil edilmiş, bilahare terekeye ... temsilci olarak atanmıştır.

Davalı ..., dedesi olan kısıtlı ...'ye karşı bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., dava konusu 1962 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...'dan bedeli karşılığında temellük ettiğini, anılan devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava tarihi itibariyle bakım ilişkisinin sürdürülmesi olanağının bulunmadığı, bakım alacaklısı bakımından sözleşmenin fesih hakkının doğduğu gerekçesiyle davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1454, 1433, 55, 79, 19 sayılı parseller ile 371 ada 20 parsel yönünden davanın kabulüne, davalı ...'in kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle 1962 sayılı parsel ve kısıtlı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1749, 1391, 1618, 621, 597, 1248, 1096, 1377 sayılı parseller ile yola terk edilen 568 parsel sayılı taşınmaz ve dava dışı kişiler adına kayıtlı 1398 ve 1524 sayılı parseller bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davalı ... tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.10.2015 Perşembe günü saat 9.31' de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Dava, ölünceye kadar bakma akdinin feshi ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı ..., kısıtlı ...'nin kayden maliki olduğu çekişme konusu 79, 1749, 1391, 19, 1618, 621, 1524, 597, 1248, 1454, 1398, 1096, 1377, 1962, 55, 568, 1433 parsel sayılı taşınmazlar ile 371 ada 20 sayılı parseli ölünceye kadar bakma akdi ile torunu olan davalı ...'a temlik ettiğini, adı geçenin bakım borcunu yerine getirmediğini, ayrıca dava konusu 1962 sayılı parseli diğer davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı ... adına tesciline karar verilmesini istemiş, kısıtlı ..., yargılama aşamasında ölmüş, mirasçıları ... ve ... davaya dahil edilmiş, bilahare terekeye ... temsilci olarak atanmıştır.

Davalı ..., dedesi olan kısıtlı ...'ye karşı bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., dava konusu 1962 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...'dan bedeli karşılığında temellük ettiğini, anılan devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava tarihi itibariyle bakım ilişkisinin sürdürülmesi olanağının bulunmadığı, bakım alacaklısı bakımından sözleşmenin fesih hakkının doğduğu gerekçesiyle davalı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1454, 1433, 55, 79, 19 sayılı parseller ile 371 ada 20 parsel yönünden davanın kabulüne, davalı ...'in kötüniyetinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle 1962 sayılı parsel ve kısıtlı ... adına kayıtlı olan dava konusu 1749, 1391, 1618, 621, 597, 1248, 1096, 1377 sayılı parseller ile yola terk edilen 568 parsel sayılı taşınmaz ve dava dışı kişiler adına kayıtlı 1398 ve 1524 sayılı parseller bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; yargılama sırasında, 05.04.2011 tarihinde, ölen davacı ... terekesine ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1375 E – 2012/178 K sayılı kararı ile ...'nin tereke temsilcisi olarak atandığı, anılan kararın 03.05.2012 tarihinde kesinleşip eldeki dosya arasına alındığı, davanın tereke temsilcisi tarafından takip edilmemesine davalı tarafça duruşmalarda açıkça itiraz edilmediği, hükmün de tereke temsilcisine tebliğ edilip temyiz edilmediği de gözetilerek ve ölünceye kadar bakma akdinin maddi ve manevi unsurlarının davalı tarafından yerine getirilmediği belirlenerek davanın 19, 55, 79, 1454, 1433 sayılı parseller ile 371 ada 20 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Davalı ...'ın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.

Ne var ki, mahkemece kabul edilen 19, 55, 79, 1454, 1433 sayılı parseller ile 371 ada 20 parsel sayılı taşınmazın keşifte belirlenen toplam değeri üzerinden karar ve ilam harcının hüküm altına alınması gerekirken dava konusu edilen (reddedilen taşınmazlar da dahil edilerek) tüm taşınmazların değeri üzerinden davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak harç tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir.

Ayrıca, davalı ... bakımından reddedilen 1749, 1377, 1391, 1096, 1248, 621, 597, 1618, 1524, 1398 ve 568 parsel sayılı taşınmazların keşfen belirlenen değeri olan 155.772,16 TL üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu konuda hüküm kurulmamış olması da isabetsizdir.

Ne var ki; anılan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükmün 4. bendinin tamamen hükümden çıkarılarak yerine “Harçlar Kanununa göre alınması gerekli olan 24.460,80 TL karar ve ilam harcından 108,00 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.352,80 TL'nin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,” cümlesinin yazılmasına ve 8. bentten sonra gelmek üzere, 9. bent olarak, “Davalı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 13.796,32 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine” ibaresinin hükme eklenmesine,

davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.03.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, ölünceye kadar bakma akdinin feshi ile tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı ..., kısıtlı ...'nin maliki olduğu 79, 1749, 1391,19, 1618,621, 1524, 597, 1248,1454, 139,1 096, 1377, 1962, 55, 568, 1433 parsel sayılı taşınmazlar ile 371 ada 20 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile torunu davalı ...'a temlik ettiğini, adı geçenin bakım borcunu yerine getirmediğini, ayrıca 1992 parseli de diğer davalı ...'e muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kısıtlı ... adına tesciline karar verilmesini istemiş, kısıtlının yargılama aşamasında ölümü üzerine miraşçıları ... ve ... davaya dahil edilmiş, bilahare terekeye ... isimli kişi mümessil olarak atanmıştır.

Davalı ... dedesi kısıtlı ...'ye karşı bakım borcunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ise, 1962 parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ...'dan bedeli karşılığı satın aldığını, devrin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava tarihi itibariyle bakım ilişkisinin sürdürülmesi olanağının bulunmadığı, bakım alacaklısı bakımından sözleşmenin feshi hakkının doğduğu gerekçesiyle davalı ... adına kayıtlı bulunan 1454, 1433, 55, 79 ve 19 sayılı parseller bakımından davanın kabulüne, davalı ...'in kötüniyetinin kanıtlanamadığından bahisle 1962 parsel ile kısıtlı ... adın kayıtlı olan 1749, 1391,1618, 621, 597, 1248, 1096, 1377 sayılı parseller ile yola terk edilen 568 parsel ve dava dışı kişiler adına kayıtlı bulunan 1398 ile1524 sayılı parseller bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; yargılama sırasında 05.04.2011 tarihinde ölen kısıtlı davacı ... terekesine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1375 Esas,2012/178 Karar sayılı ilamı ile ... isimli kişi tereke temsilcisi olarak atanmış, anılan karar 03.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, terekeye temsilci atanması halinde miraşçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkileri sona ereceğinden davanın onun veya vekil kıldığı avukatı huzuru ile sürdürüleceği tartışmasızdır. Bu aşamada mahkemece tereke temsilcisinin davadan haberdar edilmesi gerekmektedir. Oysa ki mahkemece tereke temsilcisine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmemiş, tereke mümessili davadan haberdar edilmemiştir.

Davadan haberi olmayan tereke temsilcisi davayı takip etmediğine göre takip yetkisi kalkan miraşçının davayı takip edip oturumlara katılmasının davacı tarafın davada temsil edildiği anlamını taşımaz. Bir başka ifade ile davalının davadaki muhatabı yargılamaya iştirak eden miraşçılar olmayıp tereke temsilcisidir. Yani davacı taraf tereke ve onu temsil eden mümessildir.

Tereke mümessiline tebligat yapılmaması nedeniyle haberdar olmadığı davayı takip etmemesi hallerinde davalının davayı takip etmeyeceği yönünde açık beyanının bulunmaması da gerekçe gösterilerek davanın sürdürülmesi de olanaklı değildir. Zira davadan haberi olmayan tereke temsilcisinin davayı takip bakımından nasıl bir davranış içerisinde bulunacağının saptanması da imkansızdır.

Davalının davayı takip etmeyeceğine dair açık beyanı ancak kendisine tebligat yapılan tereke temsilcisinin davayı takip etmemesi halinde önem arz eder. Davadan haberdar edilmeyen tereke temsilcisine gerekçeli karar tebliğ edilmesi de kanaatimce sonuca etkili olmaz. Sayın çoğunluk ile tam bu noktada aramızda görüş ayrılığı doğmaktadır.

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında tereke temsilcisine tebligat yapılmaksızın yargılamanın sürdürülmesinin olanaklı olmadığını düşündüğümden sayın çoğunluğun mahkeme kararı kendisine tebliğ edilen tereke temsilcisinin kararı temyiz etmediği gözetilerek düzeltilerek onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/458, K. 2016/3155, 16 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/458
Karar No
2016/3155
Tarih
16 Mart 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/458 K.2016/2633
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/459 K.2016/13143
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2016/459 K.2016/2724
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2016/459 K.2016/6710
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2016/459 K.2016/421
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2016/459 K.2016/4167

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.