İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/5087 K.2019/1613

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu,…

Esas2016/5087Karar2019/1613Tarih7 Mart 2019Okuma4 dk · 880 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/5087 E., 2019/1613 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Mart 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

880 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar, çekişme konusu 73, 83, 113, 144, 292, 310, 375, 462, 594, 707 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babaları Maksut Sayçiçek adına kayıtlı iken, 21.09.1980 tarihinde ölümü üzerine davalının babalarından kalan taşınmazlarda intikal yaptırmak üzere kardeşleri ...'e vekalet verilmesini istediğini, kardeşlerine duydukları güvenle vekaletnameleri düzenleyerek verdiklerini, davalının, vekil ...'ün bilgisizliğinden ve tecrübesizliğinden faydalanıp kendisine duyulan güveni suistimal ederek hileli yollarla taşınmazları kendi adına tescil ettirdiğini,

adlarına intikal yapıldığı düşüncesiyle ve davalı kardeşlerine duyulan güven sebebiyle tapu kayıtlarını sorgulamadıklarını, tüm kardeşlerin 29.12.2010 tarihinde bir araya gelmeleri üzerine durumu öğrendiklerini, hileli yollarla iradelerinin fesada uğratıldığını, kendilerine bedel ödenmediğini ileri sürerek, payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı, zamanşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunup, 594 parsel sayılı taşınmazı dava dışı 3. kişiden satın aldığını, davacılarla bir ilgisinin bulunmadığını, diğer taşınmazları da bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...Bilindiği üzere; hak düşürücü süre kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece, davanın her aşamasında tarafların ileri sürmesine gerek kalmadan resen gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece bu yönde araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Diğer taraftan çekişmeli 594 parsel sayılı taşınmazın kadastro yoluyla Hazine adına tesbit ve tescil edildiği, satış yoluyla dava dışı ...'e geçtiği, Zahir'in 06.06.2005 tarihinde 90/287 payını davalıya, geri kalan payını ise dava dışı ...'a satış yoluyla devrettiği, davacıların ve miras bırakanlarının 594 parselde paylarının hiç olmadığı görülmektedir.

Bu durumda, 594 parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise öncelikle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığının belirlenmesi, süresinde açılması halinde işin esasının incelenerek neticeye gidilmesi gerekirken doğrudan işin esası hakkında hüküm tesisi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden.

73, 83, 113, 144, 292, 310, 462 ve 707 parsel sayılı taşınmazlarda tarafların babaları olan ... adına kadastro yoluyla tescil edilen ¼ payın bulunduğu,... 'in 21.09.1980 tarihinde öldüğü, geride 15.06.1989 tarihinde ölen eşi ... ile çocukları olan davanın tarafları ve dava dışı oğlu ...'in kaldıkları, davacılardan ...'ın kendi adına asaleten diğer davacılar adına vekaleten , dava dışı ... ile davalının ise bizzat 21.02.2001 tarihinde anılan taşınmazlardaki ¼ payı adlarına intikal yaptırdıkları, aynı akitle davacılar ile ...'in babalarından intikal eden paylarını toplam 2.000,00.-TL bedelle davalıya satış yoluyla temlik ettikleri,

yine 375 parsel sayılı taşınmazın 1/5 payı tarafların annesi ...

(Yardım) adına kayıtlı olduğu, ...'ye ait payında diğer parsellerde olduğu gibi aynı şekilde 21.02.2001 tarihinde ancak farklı yevmiye numaralı akitle davalıya satış yoluyla temlik edildiği, çekişmeli 594 parsel sayılı taşınmazın ise kadastro yoluyla Hazine adına tesbit ve tescil edildikten sonra satış suretiyle dava dışı ...'e, ... 'in tarafından da 06.06.2005 tarihinde 90/287 payını davalıya, geri kalan payını ise dava dışı ...'a satış yoluyla devrettiği, davacıların ve miras bırakanlarının 594 parselde paylarının hiç olmadığı, temyize konu davanın ise temlikten 10 yıl sonra açıldığı anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. (818 s. Borçlar Kanunun (BK) 28/1.) maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.

Öte yandan, hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir.

Bunun yanında Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlendiği üzere “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Yine 6100 sayılı HMK’nun 190/1. maddesi gereğince “ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Somut olayda; dinlenen davacı tanıkları davalının, davacı kardeşlerinden vekaletname alıp taşınmazları kendi adına tescil ettiğini belirtmiş ise de çekişmeli taşınmazlardaki mirasbırakana ait payları, davacılardan ...’ün kendi adına asaleten, diğer davacılar adına vekaleten davalıya satış suretiyle devrettiği, davalı tanığı ...’in ise, tarafların kardeşi olduğunu, taşınmazların satışı hususunda davacılardan vekaletname istediğini ancak kendisine vekaletname vermediklerini, dükkanında davalının davacılardan vekil ...’e babalarından kalan miras payları karşılığında toplu para verdiğini, para almasalardı davacıların imza atmayacaklarını,

davacıların imza atmaları nedeniyle tek kaldığını, evin en küçüğü olduğundan en son imzayı kendisinin attığını, hatta o tarihte bu sebeple davalı abisi ile tartıştığını belirttiği, toplanan deliller nazara alındığında temlikin iradi olduğu, davacıların iddiasını kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/5087, K. 2019/1613, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5087
Karar No
2019/1613
Tarih
7 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/5088 K.2019/2845
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/5089 K.2019/1239
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/5091 K.2019/2873
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/5094 K.2019/2757
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2016/5094 K.2019/2472
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/5095 K.2019/1980

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.