İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/5640 K.2016/5010

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, davası sonucunda , yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu,…

Esas2016/5640Karar2016/5010Tarih25 Nisan 2016Okuma4 dk · 760 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/5640 E., 2016/5010 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

760 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, davası sonucunda , yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dava imar parseline elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.

Davacı,maliki olduğu 2481 ada 293 parsel sayılı taşınmaza taşkın yapı yapılmak suretiyle müdahale edildiğini ileri sürerek elatmanm önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında dava konusu taşınmazı 294 sayılı parsel olarak düzeltmiştir.

Davalı, müdahalenin imar uygulaması sonucunda oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece keşfen müdahalenin saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, 24.8.2015 tarihli tavzih kararıyla da "mahkemenin 14.7.2015 tarihli hükmünün 1 nolu bendine A harfiyle gösterilen 19,21 m2'lik kısmından sonra gelmek üzere B harfi ile gösterilen 40,94 m2'lik tecavüzlü kısmının men'ine ve kal'ine hükmünün eklenmesine" karar verilmiştir.

Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK 'nın 305. maddesi hükmü uyarınca tavzih ile ancak, hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa hükmün icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını ya da tereddüt veya aykırılığın giderilmesini isteyebilir.

Öte yandan, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

6100 sayılı HMK 'nun 305.maddesi hükmü gereğince tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesine olanak yoktur. Öyle ise; yukarıda da açıklandığı üzere bu husus tavzih ile açıklanacak bir husus olmayıp hükmün değiştirilmesi niteliğindedir.

Hal böyle olunca, mahkemenin, 24.08.2015 tarihli tavzih kararının yukarıda sebeplerle ortadan kaldırılmasına.

Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere, yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz'ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf hakkı üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus Türk Medeni Kanununun 684. maddesinde açıkça vurgulanmıştır.

Ne varki, yürürlükten kalkmış olan 6785 Sayılı Yasanın 1605 Sayılı Yasa ile değişik 42/c ve halen yürürlükte bulunan 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddelerinde özel hükümler getirilmek suretiyle ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür.

Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkânı sağlanmıştır.

Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü özel yasa ile kısıtlanmıştır.

2981 Sayılı Yasanın 3290 Sayılı Yasa ile değişik 10/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirmiştir.

Gerçekten bir kimse kendisine veya yasanın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşaa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise, kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamaz. İşte bu nedenle yukarıda değinildiği gibi yasa koyucu imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğu duymuştur.

Somut olaya gelince; davalının kadastral 53 ada 99 parsel sayılı taşınmazı üzerine yapılan ahır ve samanlığın bir kısmının imar uygulaması sonucu davacıya ait 294 sayılı imar parselinde bir kısmının komşu 295 parsel sayılı taşınmazda kaldığı toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile sabittir.Davacı adına kayıtlı 294 sayılı imar parseline ve 295 sayılı komşu parsele taşkın hale geldiği benimsenerek karar verilmiş olması kural olarak doğru ise de; davacının parseli içerisinde kalan "A" harfiyle gösterilen 21 m2'lik bölümün yıkılması halinde komşu 295 sayılı parsel içerisinde kalan "B" harfiyle gösterilen 40,94 m2'lik bölümün yıkılıp yıkılmayacağına saptanıp bu duruma göre belirlenen yapı bedeli depo ettirilmeden elatmanın önlenmesine karar verilemeyeceğinin gözardı edilmesi isabetsizdir.

Hâl böyle olunca, binanın davacıya ait 294 sayılı parsele tecavüzlü fen bilirkişi raporunda "A" harfiyle gösterilen 21 m2 lik kısmın yıkılması halinde komşu 295 sayılı parsele tecavüzlü "B" harfiyle gösterilen 40,94 m2 lik kısmın yıkılıp yıkılmayacağı, binanın tamamının zarar görüp görmeyeceği konusuna açıklık getirecek şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılması, binanın taşkın bölümünün yıkılması durumunda tamamı zarar görüyor ise tamamının bedeli, yoksa yıkılan kısımların bedeli depo ettirilmek suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi, ayrıca inşaat bilirkişisi raporunda şifahi bilgiye göre belirtilen bahçe duvarının durumunun krokide gösterilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Diğer yandan tasarrufun kamu tasarrufu olduğu ve davalılara bir kusur izafe edilemeyeceği bir başka ifade ile dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gözetilerek yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamaları gerekirken sorumlu tutulmaları da doğru değildir.

Davalı tarafın bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/5640, K. 2016/5010, 25 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/5640
Karar No
2016/5010
Tarih
25 Nisan 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/5640 K.2016/7094
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/5640 K.2016/6432
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2016/5641 K.2016/6340
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2016/5641 K.2016/6433
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2016/5641 K.2016/3195
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/5642 K.2016/12616

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.