İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/6066 K.2019/1804

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya…

Esas2016/6066Karar2019/1804Tarih13 Mart 2019Okuma5 dk · 1.075 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2016/6066 E., 2019/1804 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mart 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.075 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil-tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR

Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil, terditli olarak asıl davada tenkis isteğine ilişkindir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ..., mirasbırakan babası ... oğlu ...’in bir kısım mirasçının baskısıyla ve kendisinden mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak taşınmazlarını elden çıkardığını ileri sürerek asıl davada, davalı çocukları Ayşe, ... ve müteveffa ... ile torunu ...'e paylı olarak, devredilen 1328, davalı oğlu ...'e satış yoluyla temlik edilen 1466 ve 1642 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmadığı taktirde tenkisini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 2.200 TL ecrimisilin davalılardan tahsilini istemiş;

birleştirilen davalarda, 1473 parsel ile 229 ve 664 parsel sayılı taşınmazların tedavülü ile oluşan 1621-1622-1623-1624-1625-1626-1554-1555-1608-1609-1641 parsel sayılı taşınmazları davalı çocukları ..., ..., müteveffa ... ile davalı torunları ..., ... ve Mevlane’ye satış yolu devrettiğini ileri sürerek anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tescilini istemiştir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar, temliklerin gerçek bir satış olduğunu, mirasbırakanın ikinci evliliğini yapıp savurgan bir hayat sürdüğü için başkaca taşınmazlarını da sattığını, alım güçleri bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlar; davalılardan ... 15.09.2006 tarihli dilekçesinde, davayı kabul ettiğini, taşınmazların hepsinin kısım kısım paylaşıldığını, taşınmazları, davalılar ..., ..., ..., Mevlane ile birlikte hileli olarak aldıklarını, mirasbırakanın para almadığını, iddiaların doğru olduğunu, davacı kız kardeşi Yılmaz’ın haklı olup ona bir şey verilmediğini, mirasbırakanın 90 yaşında olduğu için hiçbir itirazı olmadığını beyan etmiştir.

Davalılardan ...’in kabul beyanına ve diğer delillere göre mirasbırakanın taşınmazlarını satmasını gerektirir ihtiyaç içinde olmadığı, temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “... eldeki davanın Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/138 esas 2008/90 karar sayılı dava dosyaları ile birleştirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş.

Mahkemece bozma ilamına uyularak ve bu suretle birleştirilerek görülen davada, dava konusu 1473 parsel sayılı taşınmaz bakımından hükmen tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 1466 ve 1642 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davalı ...’in kabul beyanında bulunduğu; dava konusu 1609, 1622, 1555, 1608, 1624, 1625, 1328 ve 1641 parsel sayılı taşınmazlar bakımından iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile iptal tescile karar verilmiş; hüküm asıl ve birleştirilen davada davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, 1910 doğumlu mirasbırakan ... oğlu ...’in 24.12.2002 tarihinde ölümü üzerine davacı kızı ...ile davalı oğulları ..., ..., davalı kızı ... ile 2003 yılında ölen oğlu ...’in davalı eşi ve çocuklarının mirasçı kaldıkları, davalılardan ...’ın davalı ...’in, davalı Mevlane’nin müteveffa ...’in, davalı ...’in ise davalı ...’nin çocukları oldukları, kabul kapsamındaki dava konusu 1328 parsel (kök 97 parsel) sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 5000/35350 payını 13.02.1996 tarihinde davalı kızı ...’ye satış yolu ile temlik ettiği,

...’nin de 3500/35350 payı uhdesinde bırakarak 1500/35350 payını 06.09.1996 tarihinde davalı oğlu ...’e satış yolu ile temlik ettiği, mirasbırakanın aynı taşınmazda 5000/35350 payını 11.04.1996 tarihinde davalı torunu ...’e, 5000/35350 payını 28.12.1996 tarihinde müteveffa oğlu ...’e, 5000/35350 payını 27.02.1998 tarihinde davalı oğlu ...’a, 5350/35350 payını 03.07.1998 tarihinde davalı torunu ...’e satış yolu ile temlik ettiği, 5000/35350 payını 10.09.1996 tarihinde dava dışı ...’a satış yolu ile devrettiği ve adı geçenin de bu payı 08.12.2000 tarihinde müteveffa ...’e satış yolu ile devretti,

5000/35350 payını 26.10.1999 tarihinde dava dışı torunu ...’e satış yolu ile temlik ettiği ve adı geçenin de bu payı 27.11.2001 tarihinde davalı ...’e (...oğlu) satış yolu ile devrettiği, dava konusu 1466 parsel sayılı taşınmazın 21.01.1981 tarihinde hükmen tescil yolu ile davalı ... adına tescil edildiği,

dava konusu 1642 parsel sayılı taşınmazın (kök 229 parselin ifrazı ile 1619 ve 1620 parseller oluştu, 1619 parselin ifrazıyla 1621 ve 1622 parseller oluştu, 1621 parselin ifrazı ile 1623-1624-1625-1626 parseller oluştu, 1623 ve 1626 parselin tevhidi ile 1640 parsel oluştu, 1640 parselin ifrazı neticesinde 1641 ve 1642 parseller oluştu) 12.03.1997 tarihli rızai taksim işlemiyle davalı ... adına, dava konusu 1642 parsel sayılı taşınmazın da 405/2400 payı mirasbırakan, 1995/2400 payı davalı ... adlarına tescil edilip, mirasbırakanın bu taşınmazdaki 405/2400 payını 15.01.2001 tarihinde satış yolu ile dava dışı torunu ...’e temlik ettiği,

adı geçenin de 27.11.2001 tarihinde satış yolu ile davalı ...’e (...oğlu) devrettiği, bu işleme ...’ın yaşı küçük olması nedeniyle anne ve babasının velayeten katıldığı, kök 229 parselin ifrazından oluşan dava konusu 1622 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 19.11.1993 tarihinde satış yolu ile davalı torunu ...’e temlik ettiği, dava konusu 1624 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 17.02.1994 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu ...’e devrettiğini,

dava konusu 1625 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 17.02.1994 tarihinde satış yolu ile davalı oğlu ...’a temlik ettiği, kök 664 parselden gelen dava konusu 1608 parsel sayılı taşınmazın tamamı mirasbırakan adına kayıtlı iken 05.12.1995 tarihinde satış yolu ile davalı torunu Mevlane’ye temlik ettiği, dava konusu 1609 parsel sayılı taşınmazın (1554 ve 1607 parsellerin tevhidi ile oluştu) 28.09.1992 tarihli tevhit işlemiyle davalı ... adına tescil edildiği,

dava konusu 1555 parsel sayılı taşınmazın 10.04.1991 tarihli ifraz işlemiyle 150/405 payı davalı ..., 255/405 payı mirasbırakan adına kayıtlı iken mirasbırakanın payını 13.01.1997 tarihli satış işlemiyle davalı oğlu ...’a temlik ettiği, ret kapsamındaki dava konusu 1473 parsel sayılı taşınmazın 20.07.1981 tarihinde hükmen tescil yolu ile davalı ... adına tescil edildiği, dava konusu 1621 parsel sayılı taşınmazın dava konusu ve 1623-1624-1625-1626 parsellere gittiği, dava konusu 1623 ve 1626 parsellerin dava konusu 1641 ve 1642 parsellere gittiği, dava konusu 1554 parselin dava konusu 1609 parsele gittiği anlaşılmaktadır.

Somut olgular ve toplanan delillerden; temliklerin muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Asıl ve birleştirilen davada davalıların bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine.

Ancak; dava konusu ve kabul kapsamındaki taşınmazlarla ilgili hüküm kurulurken mirasbırakanın veraset ilamı ile ilişkilendirilmeden infazda tereddüt oluşturacak ve denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.

Öte yandan, birleştirilen davalar birlikte görülmekle beraber ayrı dava olma özelliklerini koruduklarından her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde hüküm kısmında isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve infaza imkân sağlayacak içerikte bulunmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir.

O halde, her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de hatalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl ve birleştirilen davada davalıların yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edenlere geri verilmesine 13.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/6066, K. 2019/1804, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/6066
Karar No
2019/1804
Tarih
13 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/6067 K.2019/3332
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2016/6067 K.2019/1936
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/6067 K.2019/7200
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/6069 K.2019/6631
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2016/6070 K.2019/6626
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/6071 K.2019/1344

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.