KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/8012 E., 2019/2548 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece muvazaanın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakan ...’nin maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazını satış göstermek suretiyle bedel almaksızın davalılardan ...'ye temlik ettiğini, daha sonra ...'nin bu taşınmazdaki 1/3 payını o tarihte henüz 6-7 yaşlarında olan diğer davalı kardeşlerine devrettiğini, tarafların diğer mirasçıların saklı paylarını zedeleyen bu tasarrufun iptali için kendileri dışında kalan mirasçılar tarafından ... 2. Asliye huk. Mahkemesinin 2009/510 Esas ve 2011/470 Esas sayılı davalar sonucunda miras payları oranında tapunun iptali ile adlarına tesciline karar verildiğini, miras bırakan tarafından muvazaalı olarak davalılara devredilmiş bulunan ve davalılar adına olan taşınmazın 3/39 pay olmak üzere toplam 6/39 payın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, çekişme konusu taşınmazın satışında ...’nin taraf olduğu halde eldeki davada davalı olarak gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; güçlü delil niteliğindeki kesinleşen dosyalar gözetildiğinde ve mirasbırakan tarafından davalılara yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı olduğu saptanmakla, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur, davalıların esasa yönelik temyiz itirazının reddine.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Ne var ki, değinilen husus yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından hükmün 1. fıkrasının tümden hükümden çıkarılarak yerine "Davanın kabulü ile, ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, davalı ... ve ... adına 23/78'er payların, davacının ...
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/8012, K. 2019/2548, 10 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama