KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2016/9344 E., 2019/3324 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2019
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davalı ile kardeş olduklarını, davalı kardeşi ile birlikte Tapu Müdürlüğüne gittiklerini, okuma yazma bilmediklerini, önceden hazırlanan evrakları imzaladıklarını, sonradan yapılan araştırma neticesinde rızai taksim olarak düzenlenmiş belgelere imza attıklarını öğrendiklerini, iradelerinin sakatlandığını, rızai taksime konu edilen ... parsel sayılı taşınmazın aralarında eşit şekilde tapuya tescil edildiğini, ancak ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tescil edildiğini, tescil işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescil istemişlerdir.
Davalı, rızai taksimin davacıların iradelerine uygun olarak yapıldığını, tarafların okuma yazma bildiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi, iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek tarafların tüm delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde hile iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/9344, K. 2019/3324, 23 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama