KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/1332 E., 2017/1814 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2017
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...adına kayıtlı 421 parsel sayılı taşınmazın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.5.1986 tarih 1986/243 Esas - 462 Karar sayılı ilamı uyarınca kamulaştırma nedeniyle ... Belediyesi adına tescil edildiğini ancak kendilerine herhangi bir bedel ödenmediğini, bu nedenle dava konusu taşınmazın tapu kaydında murislerinin “...” yazan kimlik bilgilerinin “U...” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydının pasif olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, "Hâl böyle olunca;yukarıda açıklandığı şekilde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak çekişme konusu taşınmazın kamulaştırma kararından önceki tapu kayıt maliki ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde davacı talebi hakkında bir tespit hükmü verilebileceği gözetilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda tapu kayıt maliki "... kızı ..." ile davacıların mirasbırakanlarının aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Hemen belirtilmelidir ki, yargılama giderleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 323. maddesinde sayılmış, aynı maddenin 1/ğ bendinde vekâlet ücretinin de yargılama gideri olduğu belirtilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 326. maddesi (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 417. maddesi) uyarınca kural olarak yargılama giderlerinin ve yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Somut olayda, davacının davayı açmakta haklı olduğu saptanmış olmakla davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/1332, K. 2017/1814, 10 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama