KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/1878 E., 2017/2129 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2017
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 1923 doğumlu ve kanser hastası olduğunu, maliki bulunduğu 68 ada 40 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümünü ölünceye kadar bakma aktiyle davalıya temliki hususunda anlaştıklarını, ancak yaşlılığı ve saffetinden yararlanılıp tapuda kandırılarak işlemin intifa hakkı üzerinde bırakılıp taşınmazın çıplak mülkiyetinin satışı şeklinde gerçekleştirildiğini, herhangi bir bedel ödenmediğini, durumu fark ettikten sonra uzun zaman bu yanlışlığın düzeltilmesini davalı dernek başkanı ve yöneticilerinden istediği hâlde duyarsız kaldıklarını, bu arada davalı derneğin kendisine bakması için ... isimli bir kız çocuğunu bakıcı olarak tuttuğunu,
ancak bu kişinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle ilişkisini kestiğini ve bakıcıyı kendisi bulup ücretini davalının karşılaması teklifinin kabul edilmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin dolduğunu, taşınmazı bedelini ödemek suretiyle satın aldığını, 27.000,00 TL satış bedelinin, dernek hesabında para olmadığından dernek üyeleri arasında yapılan isteğe bağlı kampanya ile karşılandığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar, Dairece; ‘’ Somut olaya yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca bakıldığında; davacı, temlikin hileli olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış ise de, bu iddianın kanıtlandığını söyleyebilme olanağı yoktur. Kaldı ki; davacı yaptığı işlemin anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek durumdadır. Nitekim, taşınmazın çıplak mülkiyetini temlik etmesi de ne kadar bilinçli olduğunun bir göstergesidir.
Bu durumda hilenin varlığından sözetme olanağı yoktur ve temlikin iradi olduğu sonucuna varılmaktadır. Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken gerekirken, hukuki nitelendirme dahi yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/1878, K. 2017/2129, 25 Nisan 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama