KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/2527 E., 2017/3551 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2017
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında birleştirilerek görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar birleştirilen davada davacı ve asıl davada davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl ve birleştirilen dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davacı (birleştirilen davada davalı), kayden maliki olduğu dava konusu 676 parsel sayılı taşınmaza, komşu 671 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı tarafından haksız yere elatıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davacı, kayden maliki olduğu dava konusu 677 parsel sayılı taşınmaza asıl davada davacı ... Hanefi tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın elatıldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı ...’ın davacı taşınmazına müdahalesinin bulunduğunun keşfen sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, elatmanın saptanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, çekişme konusu 676 parsel sayılı taşınmazın (40.000 m², tarla) davacı ... Hanefi Kaya, 671 parsel sayılı taşınmazın (17.000 m², çayır) davalı ..., 677 parsel sayılı taşınmazın (6.000 m², çayır) ise birleştirilen davada davacı ... adına kayıtlı oldukları sabittir.
671 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ...'ın, davacıya ait 676 parsel sayılı taşınmazın 26.05.2014 tarihli fen bilirkişi ek raporu ve eki krokisinde C harfi ile gösterilen 371 m2'lik kısmına tecavüzlü olduğu saptandığından asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur. Davalı ...'ın temyiz isteminin reddine.
Birleştirilen dava davacısı...'in temyiz itirazlarına gelince,
Dosyada mevcut 26.05.2014 tarihli fen bilirkişi ek raporunda ve eki krokisinde, birleştirilen davada davacı ...'e ait 677 parsel sayılı taşınmazın, A harfi ile gösterilen 1778 m²'lik kısmına 676 parsel sayılı taşınmaz maliki asıl dava davacısı ...'nin tecavüzü saptandığı halde mahkemece birleştirilen davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/2527, K. 2017/3551, 15 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama