KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/3204 E., 2017/4201 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Dava türü
- TAPU İPTALİ-TESCİL
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan ... ... maliki olduğu 1433 parsel sayılı taşınmazını, ileride torunu ... ...'a devrini sağlamak maksadıyla davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan devrin gerçek bir satış işlemi olmayıp mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, iddianın doğru olmadığını, işlemin gerçek bir satış olup taşınmazı bedeli karşılığında aldığını, muris ve torunu ile de hiç bir yakınlığının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabülüne ilişkin karar, Dairece. "Somut olayda; davacılar, davalı ...’ın emanetçi olduğunu ve taşınmazın ileride murisin torununa devredileceğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlar ise de, bu iddianın kanıtlandığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki, mirasbırakanın davacı çocuklarından mal kaçırmasını gerektirir her hangi bir sebep ileri sürülmemiş olup, davacılarla arasının iyi olduğu, davacı ... ve mahalli bilirkişi de dahil olmak üzere mahkemece dinlenen bütün tanıkların murisin taşınmazını davalıya sattığını beyan ettikleri, taşınmazın emaneten davalıya devredildiğine ilişkin olarak hiç bir tanık beyanının bulunmadığı, davalının ise alım gücünün mevcut olduğu, öteden beri çiftçilik yaptığı, taşınmazı edindiği tarihten itibaren ve halen bizzat kullandığı,
keza murisin davalıya emaneten temlik yapacak kadar aralarında bir yakınlık ya da güven ilişkisinin bulunduğu hususunda da bir iddia ve kanıtın bulunmadığı, davacı ... Rasim'in anlatımından da yaptığı trafik kazası nedeniyle murisin borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, akitte gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş bir fark var ise de, bu durumun tek başına muvazaanın kanıtı sayılmayacağı da açıktır.
O halde, kanıtlanamayan davanın mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken, delilerin değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/3204, K. 2017/4201, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama