İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/4299 K.2017/5484

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece bir kısım davalılar hakkında davanın atiye bırakılmasına, bir kısım davalılar hakkında davanın feragat nedeniyle reddine, bir kısım davalılar hakkında ise davanın reddine ilişkin olarak…

Esas2017/4299Karar2017/5484Tarih18 Ekim 2017Okuma5 dk · 1.032 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2017/4299 E., 2017/5484 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2017
Dava türü
ECRİMİSİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.032 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece bir kısım davalılar hakkında davanın atiye bırakılmasına, bir kısım davalılar hakkında davanın feragat nedeniyle reddine, bir kısım davalılar hakkında ise davanın reddine ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, ecrimisil istemine ilişkindir. Davacı, maliki olduğu 1040 ada 1 ve 10 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünü bitişik sitede daire sahibi olan davalıların bahçe ve otopark olarak kullanmak suretiyle işgal ettiklerini, belediyenin 2009 yılında yıkım kararı alması üzerine tecavüzün son bulduğunu ileri sürerek her daire için 3.000,00 TL olmak üzere geçmiş beş yıllık dönemi kapsayan 72.000,00 TL tutarındaki ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece bir kısım davalılar hakkında davanın atiye bırakılmasına, bir kısım davalılar hakkında davanın feragat nedeniyle reddine, bir kısım davalılar hakkında ise davanın reddine ilişkin verilen karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince; "...Davacının tecavüz edilen arsasını bir duvar ile kendi bahçe alanına alan ...

Yapı Kooperatifi binaları maliklerine teslim ettikten sonra davalı kat malikleri tarafından Belediyece bahçe duvarının yıkım tarihi olan 28.05.2009 tarihine kadar fuzuli şagil olarak kullanıldığı Belediyenin tesbit raporları, tecavüzün men’i yazıları ve duvarın yıkılması tutanakları ile anlaşılmaktadır.

09.03.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda davalılara ait 2 nolu parselin bahçe duvarının dava konusu olan 1 nolu davacı parseline 12.71 m2, 10 nolu parsele ise 38.42 m2 olmak üzere toplam 51.13 m2 tecavüzlü olduğu, vaki tecavüzün 28.05.2009 tarihli yıkım tutanağı ile ortadan kaldırıldığı tesbit edilmiştir. Tecavüz ettiği yeri bahçe duvarı ile çevirip kendi hakimiyet alanına alan davalıların bu yeri fiilen kullandıklarının kabulü gerekir.

Mahkemece davacının ecrimisil talep etmekte haklı olduğu gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yerel mahkeme hükmünün onanmasına ilişkin 14.12.2011 gün ve 2011/13813 E.-2011/20604 K.sayılı kararının kaldırılması ve mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerektiği.." gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.227,64 TL tutarındaki ecrimisilin birkısım davalılardan tahsiline, bir kısım davalılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, bir kısım davalılar yönünden ise davanın atiye bırakılmasına karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, ... Yapı Kooperatifi kat maliklerinin maliki olduğu 2 nolu parselin bahçe duvarının dava konusu olan 1 nolu davacı parseline 12.71 m2, 10 nolu parsele ise 38.42 m2 olmak üzere toplam 51.13 m2 tecavüzlü olduğu, vaki tecavüzün 28.05.2009 tarihli yıkım tutanağı ile ortadan kaldırıldığı, mahkemece davalıların arsa pay oranı gözetilmeksizin ecrimisilin tamamından sorumlu tutuldukları anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Ne var ki, davacının zamanaşımı defi, süresinden sonra yapıldığı için mahkemece davacının talebi doğrultusunda ecrimisile hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Hal böyle olunca; temyiz eden davalıların payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

Bir kısım davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, taşınmaz maliki tarafından komşu site maliklerinden bir kısmına karşı açılmış ecrimisil alacağı davasıdır.

Olayın sübutu açısından Daire çoğunluğu ile aramızda bir ayrılık bulunmamaktadır.

Sayın çoğunluk, davacı zarar görenin zararını, davalıların hissesi oranında isteyebileceği görüşündedir.

Bilindiği üzere ecrimisil haksız müdahale sonucu ödenmesi gereken bedel olup niteliği itibariyle haksız fiil tazminatıdır. (8.3.1950 t, 22/4 sayılı İBK, HGK 25.2.2004 t, 2004/1-120E,96K)

Bu nedenle uygulanacak hükümler Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri olacaktır.

Davalılar, komşu taşınmazın üzerinde bulunan sitede paydaştırlar. Davalılardan başka paydaşlar da bulunmakla birlikte bunlar davada taraf değillerdir. Bu durumda davalı olan paydaşlar kendi taşınmazlarındaki payları oranında mı zarardan sorumlu olacaklar, yoksa zararın tamamından mı sorumlu olacaklar tartışılan hukuki ihtilaf budur.

Somut olayda davacı, her bir davalıdan belli bir miktar zararın tazminini istemekle esasen müşterek sorumluluk hükümlerine dayanmıştır. Bu nedenle davalıların bu dava açısından müştereken sorumlu olacakları hususu tartışma konusu değildir. Ne var ki bozma ilamında bu tür davaların tamamı açısından emsal alınabilecek nitelikte “davalıların arsa payı oranı gözetilmeksizin ecrimisilin tamamından sorumlu tutuldukları anlaşılmaktadır... davalıların payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken ..” şeklinde gerekçe oluşturulmasına katılmak mümkün olmamıştır.

Haksız fiillerde zarar veren birden fazla ise ve her birinin verdiği zararı ayırmak, bölmek mümkün değilse doğan zarardan faillerin her biri ayrı ayrı sorumludur. Zarar gören ile zarar verenler arasındaki ilişki “dış ilişki”dir. Zarar verenler arasındaki ilişki ise “iç ilişki”dir. Birden çok zarar verenin zarar görene karşı müteselsil sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu 61 ve 62. maddelerinde düzenlenmiştir.

Müteselsil sorumlulukta zarar gören zararın tamamını isterse zarar verenlerden birinden, birkaçından veya tamamından isteyebilir. Tercih hakkı zarar görene verilmiştir. Tazminat yükümlülerinden her biri zarar görene tazminatın tamamını ödemek zorundadır. TBK 163/2. maddeye göre zarar verenlerin sorumluluğu tazminat borcunun tamamı ödeninceye kadar devam eder. Dava edilen zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden istenmesini ileri süremez.

Böyle bir savunma müteselsil sorumluluğun niteliği ile bağdaşmaz.

Müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye gelince; zarar verenler arasında rücu ilişkisi söz konusudur. Bu durumda zarar verenlerin her biri kendi payı oranında zarara katlanacaktır. Kendi payından fazlasını ödeyen, diğer zarar verenlerden bu fazla ödemeyi isteyebilecektir. (Prf.Dr. ... Borçlar Hukuku Genel Hükümler)

Somut olaya tekrar döndüğümüzde, davalıların paydaş olduğu site yönetiminin davacıya ait taşınmazın bir kısmını site sınırları içine almak suretiyle ortak alan haline getirdiği, daha sonra bu duvarın yıkılarak müdahaleye son verildiği, taşınmazın kullanıldığı döneme ilişkin ecrimisil talebinin dava konusu olduğu çekişme konusu değildir.

Davalılar site kat maliklerinden olup her biri paydaştır. Ortak alanları birlikte tasarruf etmektedirler. O halde her biri davacıya verilen zararın tamamından müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin sorumlu sayısına göre değişmesi söz konusu değildir. Nasıl ki bir kişiyi üç kişi birlikte dövdüğünde veya bir taşınmazı üç kişi birlikte ekip biçtiğinde verdikleri zararın tamamından her biri müteselsilen sorumlu ise somut olayda da her bir davalı verilen zararın tamamından müteselsilen sorumludur. Komşu parselin paydaş sayısının çokluğu bu kuralı değiştirmez.

Bu ilkeleri koyduktan sonra, olayımızda davacının talebini müşterek sorumluluğa dayandırması nedeniyle zararın tamamı için davalıların payları oranında sorumluluğuna gidilmesi gerekirken bundan kaçınılması, ayrıca davalıların her biri için talep aşılarak fazlaya hükmedilmesi nedeniyle bozma kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun farklı yöndeki bozma gerekçesine katılmıyorum.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/4299, K. 2017/5484, 18 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4299
Karar No
2017/5484
Tarih
18 Ekim 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/4299 K.2017/6611
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4300 K.2017/6983
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2017/4301 K.2017/6931
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2017/4301 K.2017/7799
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4301 K.2017/10638
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2017/4302 K.2017/7896

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.