KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/73 E., 2020/2786 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, davacı ...’ın davalıdan aldığı borç paralar için düzenlenen senetlerin ödeme günü geldiğinde davalının borcu yenileyerek yeni senet düzenlediğini ve ödemesi yapılan eski tarihli senetleri de iade etmediğini, borç miktarının katlanarak arttığını, davalının tüm senetler için icra takibi başlattığını ve davacı ...’ın tüm taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, daha sonra davalı ile aralarındaki anlaşma sonucu bazı taşınmazlardaki hacizlerin kaldırıldığını ve borca teminat olarak davacı ...’a ait 10 nolu bağımsız bölüm ile diğer davacı ...’a ait 45 nolu bağımsız bölümün davalıya devredildiğini,
bu hususun aralarında düzenlenen 05.11.2008 tarihli sözleşme ile de sabit olduğunu, ancak davalının teminat olarak aldığı dava konusu taşınmazların adına devrinden sonra üzerine haciz konulan dava dışı diğer taşınmazların da icrada satışını istediğini, borcu ödemek istemelerine rağmen davalının parayı almak istemediğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile 10 nolu bağımsız bölümün davacı ... adına, 45 nolu bağımsız bölümün de davacı ... adına tescilini istemişlerdir.
Davalı, iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… ada ... parseldeki çekişme konusu 10 nolu bağımsız bölüm davacı ...'a ait iken 05.11.2008 tarihinde, ... ada ... parseldeki çekişme konusu 45 bağımsız bölüm davacı ...'a ait iken 29.04.2009 tarihinde satış suretiyle davalı ...'e temlik edildiği kayden sabittir.…Somut olaya gelince, 45 nolu bağımsız bölüm yönünden değinilen İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında yazılı bir belge ibraz edilmediği gibi yemin deliline de dayanılmış değildir.
Bu durumda anılan bağımsız bölüm yönünden davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Davacı tarafın çekişme konusu 10 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davacı ... ile davalı ... arasında düzenlenen ve imzası inkar edilmemiş belge içeriğine göre, 10 nolu bağımsız bölümün teminat amaçlı devredildiği açıktır. Nitekim bu husus davalı ...'in de kabulündedir.
Anılan belgede, 51.500 TL borcun ödenmesi halinde taşınmazın iade edileceği de kararlaştırılmış olup davacı borcun ödendiğini iddia etmektedir.
Hâl böyle olunca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi uyarınca davacının davalıya olan borç miktarının ve ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, ödenmedi ise belirlenecek bu miktarın mahkeme veznesine depo edilmesi için süre verilmesi, depo edildiği takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/73, K. 2020/2786, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama