KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2017/87 E., 2017/505 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2017
- Dava türü
- ECRİMİSİL
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, Samsun-Çarşamba Havaalanında kain 3.000 m² arazide akaryakıt tesisi kurulması için davalı ile kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin feshedilmesine rağmen davalının işgaline devam ettiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin meni ile 113.474.06 TL ecri misilin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar temyizi üzerine Dairece; “... Dava dilekçesinde elatmanın önlenmesi isteğiyle ilgili olarak davacı tarafından bir değer belirtilmediğinden davacıya bu istek bakımından dava değeri sorularak açıklattırılması, belirtilecek değere göre harcın tamamlattırılması, keşif yapılarak gerçek dava değerinin tespiti halinde ise, bakiye harç tahsil edildikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Geri çevirme kararı ile getirtilen kayıtlardan çekişme konusu 3.000 m² alanın 486 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, bu parselin üzerinde davalı şerhi bulunmasından dolayı malik hanesinin boş olduğu anlaşılmaktadır.
Davada taraf sıfatının öncelikle tespiti gerektiği açıktır.
Bu durumda öncelikle dosyaya celpedilen 485 ve 486 parsel sayılı taşınmaz tapu kayıtlarının niteliği gözetilerek çekişme konusu 3.000 m² alanın hangi taşınmaz içerisinde kaldığının ve bu yerle ilgili davacının hak sahipliğinin açıkça saptanması, davacının hak sahipliği saptandıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
./..
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2017/87, K. 2017/505, 26 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama