İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/1240 K.2020/5015

Taraflar arasında görülen davada;

Esas2018/1240Karar2020/5015Tarih13 Ekim 2020Okuma5 dk · 953 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/1240 E., 2020/5015 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Ekim 2020
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

953 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada;

Asıl davada davacı ..., dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazı davalıların mirasbırakanı ...’nın 23.11.1993 tarih ve 4960 yevmiye no’lu işlemle dava dışı ...’a sattığını, ne var ki sehven tapu kütüğünde ... adına tescil işleminin yapılmadığını, anılan taşınmazın 20.12.2012 tarih ve 17471 yevmiye no’lu işlemle ...’nın mirasçıları adına intikalen tescil edildiğini, dava dışı Metin’in tapu müdürlüğüne başvurusu üzerine hatanın ortaya çıktığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile dava dışı ... adına tescilini istemiş, birleştirilen davaya yönelik;

birleşen davada taraf sıfatlarının olmadığını, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/39 E. sayılı dosyasında tapu iptal ve tescil davası açmalarına rağmen davalılar Halise, Hacı ..., Hacı Kadın, ... ve ...'nın tapuda ferağ vermeyerek eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Bozma sonrası birleştirilen davada davacı ..., dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların murisi ...'dan 23.11.1993 tarihinde satın aldığını, ancak anılan devrin tapu kütüğüne işlenmediğini ve İhsan'ın 17.06.2012 tarihinde ölümü ile mirasçıları adına intikalin yapıldığını, davalı ... müdürlüğünün dava konusu olayda sorumluluğunun bulunduğunu ve İhsan mirasçısı olan davalıların da kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir.

Davalılar ..., Hacı ..., Hacı Kadın, ... ve ...; birleşen davada derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının satın alma tarihinden eldeki dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, davacının tazminat talebinin yeterince açık olmadığını, tapu kaydına inanarak kendilerine intikali sağlanan taşınmaz bakımından kendileri aleyhine dava açılamayacağını, iyiniyetli olduklarını, aynı gün murislerinden kalan başkaca taşınmazlar için de intikal yaptırdıklarını, eğer tapu kaydında bir hata olsa idi kendilerinin intikal işlemleri sırasında bunun fark edilmiş olacağını, murislerinin taşınmazı aldığı gün satmasının şüpheli olduğunu, davacı ...’in taşınmazla 22 yıl ilgilenmemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davaların reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, tapu müdürlüğünün aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın usulden reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ Hemen belirtilmelidir ki, bu tür davaların kural olarak ilgili kişiler ya da mirasçıları tarafından açılabileceği düşünülür ise de;

gerek tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlarda Devletin kusursuz sorumluluğunu düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun(TMK) 1007. maddesi, gerek 17.08.2013 günlü ve 28738 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 2013/5150 sayılı Tapu Sicili Tüzüğü'nün 74/4. maddesi ile (bu maddenin yollamasıyla) idarelerin davalarda taraf olabilmelerini düzenleyen 02.11.2011 tarihli ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 6., 7. ve 8. maddeleri, gerekse tapu müdürlüklerinin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı ve Genel Müdürlük olarak da Bayındırlık ve İskan Bakanlığına,

yeni ismi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bağlı kuruluşlar olarak genel bütçe içinde ayrı bütçe ile yönetilen kamu kuruluşları arasında yer almış olmaları birlikte değerlendirildiğinde, eldeki davanın açılmasında ve sonuçlandırılmasında davacı İdarenin hukuki yararının ve taraf ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Hal böyle olunca, işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle asıl davadaki hüküm bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kabulü ile 859 sayılı parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline, birleştirilen davada ise; asıl davada karar verildiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Karar, tapu müdürlüğü vekili tarafından süresinde, davalılar vekili tarafından ise süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 13.10.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile diğer temyiz eden davacı ... vekili Avukat ...geldiler, davacı ... vekili Avukat ... geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Davalılar Halise ve arkadaşları vekili, temyiz dilekçesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin şekil yönünden Anayasaya aykırı olduğu iddiasında bulunmuşlardır.

Ne var ki, kanunların şekil bakımından Anayasaya aykırılığı iddiası itiraz yolunun (somut norm denetimi ) konusunu oluşturamayacağı ve Anayasanın 152. maddesi uyarınca aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına da varılmadığından davalılar Halise ve arkadaşları vekilinin Anayasaya aykırılık iddialarının reddine.

İşin esası bakımından;

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalılar Halise ve arkadaşları vekilinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.

Vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Eldeki dava, taşınmazın aynına ilişkin olup, vekalet ücreti dava konusu taşınmazın dava tarihindeki ve harcı tamamlanan değeri üzerinden nispi oranda belirlenmelidir.

Ancak, asıl davada davası kabul edilen tapu müdürlüğü lehine hatalı olarak maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ayrıca, birleştirilen davada davacı lehine hem maktu hem de nispi olmak üzere mükerrer vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru değildir.

Öte yandan, dava konusu 859 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında 22.06.2016 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Yasanın 22/A maddesi uyarınca yenilenmesi ile 122624 ada 85 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu anlaşılmıştır. Mahkemece, infazda tereddüt yaratacak şekilde, doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olarak kapanan sicil kaydı üzerinden karar verilmesi de hatalıdır.

Ne var ki, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;

1- Asıl davadaki hükmün 1. bendinde yazılı ‘’ 859 ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine; ‘’ 122624 ada 85 ‘’ ibaresinin yazılmasına,

2- Asıl davadaki hükmün 3. bendinde yazılı ‘’ 1.980,00 TL maktu ‘’ ibaresinin çıkarılmasına, yerine; ‘’ 49.950,00 TL nispi ‘’ ibaresinin yazılmasına,

3- Birleştirilen davadaki hükmün 2. ve 8. bentlerinin hükümden tümden çıkarılmasına, 2. bent yerine; ‘’ Birleştirilen dava bakımından davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 49.950,00 TL nispi vekalet ücretinin birleştirilen davanın davalılarından alınarak davacı tarafa ödenmesine, ‘’ cümlesinin yazılmasına,

SONUÇ / HÜKÜM

6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince temyiz eden taraflardan gelen davacı- birleştirilen davada davalı ... vekili için 2.540.00 TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz eden davalılar- birleştirilen davada davalılardan alınmasına ve aşağıda yazılı 609.50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılar- birleştirilen davada davalılardan alınmasına, 13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/1240, K. 2020/5015, 13 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1240
Karar No
2020/5015
Tarih
13 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/1243 K.2020/3467
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/1246 K.2020/3523
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1247 K.2020/5510
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2018/1247 K.2020/4679
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/1250 K.2020/5887
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/1251 K.2020/2998

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.