İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/2069 K.2018/12168

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davanın davacısı ...... ve birleştirilen davanın davacısı ...... tarafından yasal süre…

Esas2018/2069Karar2018/12168Tarih11 Eylül 2018Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/2069 E., 2018/12168 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Eylül 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar asıl davanın davacısı ...... ve birleştirilen davanın davacısı ...... tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.09.2018 ... günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat gelmedi, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ......

Oktar geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen diğer davalı asiller gelmediler, yokluklarında, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl ve birleştirilen davalar, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı ... asıl ve birleştirilen davalarında, davalılarla birlikte mirasbırakanlar ............ mirasçıları olduklarını, kök muris ......'nün ölümünden sonra mirasçıların 11.02.1965 tarihinde yaptıkları adi yazılı anlaşma ile kadastro çalışması sonrası 227 sayılı parselin 2.750 m2 yerinin anneleri ......, diğer mirasçılar davalı ..., ...... ve diğer davalıların murisi ...... ile dava dışı .........ye de 1.750'şer m2 isabet edeceğini kararlaştırdıklarını, sonrasında ......, ...... ve ......'ın anılan 1.750'şer m2'leri anneleri ...... ile yaptıkları gayrimenkul mübadele senetleri ile annelerine bıraktıklarını,

bu haliyle ......'nin taşınmazda 8.000 m2 yerinin olduğunu, murisin bu taşınmaz ile dava dışı birtakım taşınmazlardaki payını 03.03.1965 tarihinde dava dışı oğulları.........e ölünceye kadar bakmak şartı ile hibe ettiğini, ancak bakım borçluları edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmediklerinden muris ......'nin taşınmazdaki payını 30.10.1997 tarihli ölünceye kadar bakma akdi ile kendisine devrettiğini bu nedenle muris ......'nin akdi halefi olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

Davalı ..., davayı kabul etmiş, diğer davalılar, 03.03.1965 tarihli sözleşmeden rücu edilmeden davacı ile yeniden ölünceye kadar bakma akdinin yapılamayacağını, davacının mirasbırakan ......'ye bakmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Birleştirilen davanın davacısı ......, kendisi ve mirasçı ... ile yapılan bakım sözleşmesinin sonradan davacı ile yapılan sözleşme ile geçersiz kılınamayacağını, taşınmazda faydalı ve zaruri masraflar yaparak daha değerli hale getirdiğini ileri sürerek ½ payın iptali ile adına tesciline, ayrıca taşınmazda cam ve naylon sera 3 katlı betonarme bina, tek katlı betonarme binanın değeri hesaplanarak fayadalı ve zaruri masraf bedeli olan 40.000 TL'nin davalılardan tahsiline ve bedel ödeninceye kadar hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, 30.10.1997 tarih ve 12083 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma akdinin geçerli olduğu gerekçesiyle davacı ... tarafından açılan asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne, birleştirilen davanın davacısı ...... bakımından ise aynı nedenle açılan tapu iptali ve tescil davasının reddilerek kararın kesinleştiği, muvazaa iddiasının da kanıtlanamadığı ve dava konusu 227 parsel sayılı taşınamzda miras payı bulunduğundan, ayrıca bakım yükümlülüğünü de yerine getirmediği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, tarafların tüm delilleri toplanıp tetkik edildikten ve 6100 sayılı HMK'nın 186. maddesine göre son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin HMK'nın 297. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu aynı maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.

Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. maddesinin getirdiği ayrıcalığa dayanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağa geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır.

İşte bu gibi hallerde HMK'nın 297. maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren, tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur.

Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili bulunması yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa'nın 141. maddesi ve usül kanunlarının yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca, anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek, kısa kararda asıl ve birleştirilen 2003/472 Esas sayılı dava bakımından kısmen kabul kararı verildiği, gerekçeli kararda ise “Kök muris ...... (......) Oruç'un terekesine dahil taşınmazların taksimine ilişkin 11.02.1965 tarihli taksim anlaşması ile muris ...... Oruç a isabet eden pay ile bu taksim anlaşması ile davalılardan ......, ...... ve ......'ye (...... öldüğünden mirasçıları davalılar............'e) isabet eden paylara karşılık gelmek üzere dava konusu taşınmazın 7552,05 m2 ye tekabül eden 755205/1020000 payının iptali ile davacı ... adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine” hükmedildiği ve bu hali ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki doğduğu açıktır.

Hal böyle olunca, 10.04.1992 günlü ve 1992/7 Esas-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Asıl davanın davacısı ...... vekili ve birleştirilen davanın davacısı ...... vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden birleşen davacı ... vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/2069, K. 2018/12168, 11 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/2069
Karar No
2018/12168
Tarih
11 Eylül 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2018/2069 K.2018/5583
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2018/2070 K.2018/9304
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2070 K.2018/8679
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/2070 K.2018/2931
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/2071 K.2018/8690
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/2071 K.2018/5671

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.