KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/3307 E., 2020/3495 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan babaları ...’in ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ... numaralı bağımsız bölümünü mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalı eşine temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı, mirasbırakan ile yapmış oldukları ölünceye kadar bakım akdinin ifası için elinden geleni yaptığını ayrıca, mirasbırakanın malvarlığını çocukları arasında paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “...1932 doğumlu olan murisin 29.08.2007 tarihinde davalı ile evlendiği, dava konusu parseldeki 20/32 hissesinin 4/32'şerini eşit oranda 26.06.1988 tarihinde 300,00'er TL bedel karşılığında davacılara satış suretiyle temlik ettiği, davacı ...'nin muristen satın aldığı hissenin 4 nolu bağımsız bölüme, davacı ...'ın muristen satın aldığı hissenin ise 8 nolu bağımsız bölüme karşılık geldiği, bu bağımsız bölümlerin davacılar tarafından farklı tarihlerde dava dışı 3. şahıslara satış suretiyle devredildiği,
murisin dava konusu parselde adına kayıtlı olan 5 nolu bağımsız bölümü 02.05.2008 tarihinde dava dışı ...'a, geriye kalan dava konusu ... nolu bağımsız bölümü ise 13.01.2012 tarihinde davalıya satış yoluyla temlik ettiği, davalının, eşi olan murise iyi bakması nedeniyle minnet duygusu ile taşınmazın kendisine devredildiğini savunduğu, davacı tanığı ... ile davalı tanığı ...'nın beyanlarından murise davalı tarafından bakıldığı dosya kapsamı ile sabittir...mirasbırakan ...'in gerçek irade ve amacının diğer mirasçıdan mal kaçırma olmadığı,
kendisine özenle bakan eşi davalıya minnet duyguları ile çekişmeli taşınmazı temlik ettiği, temlikin, bakım, hizmet ve emek karşılığı gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/3307, K. 2020/3495, 6 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama