KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/3713 E., 2018/13289 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2018
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı Şirket adına kayıtlı 16731 ada 4, 5, 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların cebri ihale ile davalı ...'ye satıldığını, ancak icra aşamasında usulsüzlükler yapıldığını, aslında davacı ile davalı ... arasında geçerli bir borç ilişkisi de bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptaline ve davacı şirket adına tesciline karar verilmesini istemiş; yargılama aşamasında taşınmazlar ...'na devredilince, dava adı geçene karşı sürdürülmüştür.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece ‘...Öncelikle, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1177 Esas dava dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi; kesinleştiği takdirde, "iyiniyet" kuralının kamu düzeniyle ilgili olması bakımından gerek re'sen gerekse tarafların dayandığı tüm delillerin toplanması ve yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yetinilip yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsizdir.’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda muvazaanın ispatlanamadığı ve davalı ...’in iyi niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının davalı ... aleyhine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı 2014/1177 esas sayılı menfi tespit davasının kabulüne ilişkin verilen kararın, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından 03/10/2017 tarihinde onandığı, karar düzeltme isteminin de 27/02/2018 tarihinde reddedildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; her ne kadar davalı ... iyi niyetli olduğu savunmasında bulunmuş ise de; çekişmeli taşınmazların Mehmet Hanife tarafından 11/09/2008 tarihli resmi akitle davalı ...’e satış suretiyle temlik edildiği, akit tablosunda hem alıcı hem satıcının ‘... sokak 21/1 ... ...’ adresini gösterdikleri, her ne kadar davalı ... adrese ilişkin bu durumun tapu memurunun hatasından kaynaklandığını ileri sürmüşse de, gerçek adresin bu olmaması halinde, tapu memurunu uyarması gerekirken bunu yapmamış olması, akitteki adresin doğru olduğunun kabulünü gerektirmektedir. Bu da, davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettiklerinin delilidir.
Bu durumda davalı ...’in iyi niyetli olduğu; bir başka ifadeyle TMK 1023.maddesi koruyuculuğundan yararlanacağını söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/3713, K. 2018/13289, 10 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama