KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/4020 E., 2020/5162 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurulmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesi tarafından istinaf isteminin esastan reddine dair verilen kararın temyizi üzerine, temyiz isteminin değerden reddine ilişkin ek kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü:
-KARAR-
Dava, gaiplik, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine anılan istinaf dairesince, kararın kesinlik sınırında kaldığından ...nun 362. maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine ilişkin verilen ek karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacı dava değeri olarak 30.000 TL göstermiş, mahkemece keşif yapılmasına rağmen dava konusu olan payların değeri tespit edilmeden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 492 sayılı Harçlar Kanunu' 16. maddesinde "Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.
Gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır" hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Harçlar Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasanın 30. maddesinde ise; "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150 nci maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Hâl böyle olunca; taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanun 16. madde uyarınca dava değerinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer esas alınarak temyiz isteğinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/4020, K. 2020/5162, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama