KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2018/4139 E., 2020/4126 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı şirket vekili, şirkete ait 449 ada 4 parsel sayılı fabrika binası ve arsası niteliğindeki taşınmazın şirket yönetim kurulu eski başkanı ...'ın işlem sırasında imza yetkisi olmadan, davalı ...Tekstil Ltd. Şti'ne yazılı inanç sözleşmesi ile devrettiğini, bu Şirketinde, taşınmazı inanç sözleşmesine aykırı olarak diğer davalı ... A.Ş' ne devrettiğini, daha sonra taşımazın davalı ... Ltd Şti'ne, ondan da davalı ... Ltd. Şti' ne devredildiğini, taşımazın ilk temlik tarihinde ...'ın davacı Şirketi temsil etme yetkisi bulunmadığını, satışa ilişkin, yönetim kurulu ve genel kurul kararının olmadığını, devir işlemin usulsüz olup, gerçek bir satış işleminin bulunmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile davacı Şirket adına tescilini istemiştir.
Davalı şirketlerin vekilleri, iddiaların doğru olmadığını, aynı konuda önceden açılan davadan feragat edilmesi nedeniyle verilen kararın eldeki dava yönündan kesin hüküm oluşturduğunu, iyiniyetli olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, "Ne var ki, anılan, İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi kararı eldeki dava bakımından kesin hüküm oluşturmaz ise de, davadan feragat edilmesi hususunun eldeki dava bakımından değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.Hâl böyle olunca, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/03/2011 tarih, 2010/231 esas, 2011/81 karar sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesi,
sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerledirmeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davacı tarafından davalı ... Tekstil Şirketine yapılan satış işleminin şirket ana sözleşmesine ve ticaret sicil kayıtlarına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/4139, K. 2020/4126, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama