İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2018/554 K.2019/4361

Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın davanın reddine ilişkin verilen kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk…

Esas2018/554Karar2019/4361Tarih4 Temmuz 2019Okuma6 dk · 1.168 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2018/554 E., 2019/4361 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Dava türü
TAZMİNAT
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın davanın reddine ilişkin verilen kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, bir kısım davacılar yönünden ise davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar ... ve Kazım vekili ile davacı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir.

Davacı, mirasbırakanları ... ...’ın 317 parsel sayılı taşınmazını davalı kızına satış yoluyla temlik ettiğini, onun da damadına devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek çekişmeli taşınmazın gerçek satış bedeli olan 130.000,00-TL’nin temlik tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları yargılamaya katılarak taleplerini ıslah ile tazminat olmadığı takdirde tenkis olarak değiştirmişlerdir.

Davalı, mirasbırakanın ihtiyacı sebebiyle taşınmazı kendisine sattığını, ayrıca davacının mirastan ıskat edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, bir kısım davacılar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, mirasbırakan ... ... tarafından çocukları davacı ... ve dava dışı ... ...’ın mirastan ıskat edildiği, mirasçı ... tarafından eldeki somut dava açılmakla birlikte, mirastan ıskat edilen ... ile ...’nin mirasçıları ..., ..., ..., ... ve Kazim tarafından da mirastan ıskatın iptali istekli davanın açıldığı, bu davanın redle sonuçlanarak 29.01.2016 tarihinde kesinleştiği, yargılama

sırasında eldeki davanın davacısı ...’nin 30.06.2011 tarihinde ölümü üzerine mirasçılarının davaya dahil oldukları ve 09.02.2016 tarihinde, “4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 511/3 maddesi gereği mirasçılıktan çıkarılan ...’ın altsoyu olan davacıların saklı paylarını isteyecebileceklerini belirtip, taleplerini çekişmeli 317 nolu parselin gerçek satış bedelinden miras paylarına isabet eden 43.333,00-TL’nin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, olmadığı takdirde saklı payları oranında tenkise karar verilmesi” şeklinde davayı ıslah ettikleri anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece, “vasiyetnamenin, mirasçılıktan çıkarılan ...'a 15.06.2004 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davada, davacı muris ...'ın mirasçılarının davaya tenkis davası olarak devam etme taleplerini içerir ıslah dilekçelerinin ise, 09.02.2016 tarihli olduğu ve TMK'nun 571. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiği” gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinafı üzerine, ...

Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davacıların murisi tarafından tazminat talepli olarak dava açılmış olup, davacının alt soyu olan mirasçılar açılan bu davayı takip ettiklerinden, davaya ıslah yoluyla tenkis davası olarak devam etme haklarının bulunmadığı, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu ancak saklı payını isteyebileceğinden, muris tarafından açılan ve mirasçılar ...ve ... tarafından takip edilen davanın muris mirastan pay alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, davacı ... mirastan ıskat edilmeden ... mirasçılarının murisleri ... yerine geçerek dava açma hakları bulunmamaktadır. Mirastan ıskatın iptaline ilişkin davanın kabul ile sonuçlanması halinde, ... mirasçıları murisleri ...’ye teban, onun mirasçsı sıfatıyla davaya devam edeceklerdir. Mirastan ıskatın iptaline ilişkin davanın redle sonuçlanması durumunda ise, kendi haklarına istinaden davaya devam edeceklerdir.

Davacı ... kendi hakkına istinaden dava açtığından henüz mirastan ıskatın iptaline ilişkin davanın reddi kesinleşmeden, ...’nin ölümü nedeniyle mirasçıları ...’nin hakkına teban davaya devam ederken, ...’nin ölümünden sonra mirastan ıskatın reddinin kesinleşmesi nedeniyle artık ... mirasçıları (somut davanın davacıları) kendi haklarına istinaden davalarını ıslah edebileceklerdir. Zira ıslah tahkikat bitinceye kadar mümkündür.

Mirastan ıskatın reddine ilişkin dava 29/01/2016 tarihinde kesinleştiğine göre, bu tarihten itibaren davanın ıslah edildiği 09.02.2016 tarihine kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği açıktır.

O halde işin esasına girilerek yapılacak inceleme sonucu bir karar verilmesi gerekirken hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Davacılar ... ve ...’ın yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun 371/1-a maddesi gereğince ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.07.2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bedel isteğiyle ... tarafından açılmış, ...'nin 30.06.2011 tarihinde ölmesi üzerine dava mirasçıları tarafından sürdürülmüş, mirasçılar 09.02.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle öncelikle bedel olmadığı taktirde ıslahen tenkis istediklerini bildirmişler, mahkemece hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, istinaf isteği kabul edilerek mirasçılar Kazım, ... ve ... tarafından takip edilen tazminat ve tenkis istekli davanın reddine, mirasçılar ... ve...'in davasının HMK 150/5.maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mirasbırakan ...'in 08.04.2003 tarihinde öldüğü, oğulları ... ve ... ile kızı Ayşe'nin kaldıkları, murisin 317 parsel sayılı taşınmazını 30.10.1990 tarihinde satış suretiyle davalıya temlik ettiği, davalının da 11.11.2002 tarihinde yine satış suretiyle dava dışı kişiye devrettiği, muris ...'in ... 1.Noterliğinde 13.09.1999 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile iki oğlunu da mirastan iskat ettiği, vasiyetnamenin iptali isteğiyle murisin oğulları ... ve ... tarafından dava açıldığı, oğul ...'nin ölümü üzerine ... mirasçılarının davayı yürüttükleri ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin vasiyetnamenin iptali isteğinin reddine ilişkin verdiği 2013/314-440 sayılı kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği böylece ...'nin mirasçılık sıfatını kaybettiği sabittir.

Bilindiği üzere dava, subjektif hakkına tecavüz edildiğini iddia eden kimsenin meşru hak ve menfatlerinin korunması için mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Mahkemeden hukuki koruma isteyen kimse de davacıdır.

Bunun yanında her gerçek kişi, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahiptir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Genel olarak mirasbırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçıya geçer. Bu nedenle dava sırasında taraflardan birisi ölürse, istek şahsa bağlı bir hak değilse dava mirasçılar tarafından yürütülür.

Dava, devam ederken davacının ölmesi halinde mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan mirasçıların tümünün davayı birlikte yürütmeleri gerektiği HMK'nın 60. maddesi gereğidir.

HMK'nun 55.maddesine göre de, taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmişse, bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da TMK'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile davaya devam edilir.

Öte yandan, TMK'nun 511. maddesine göre mirasçılıktan çıkarılan kişi, mirastan pay alamayacağı gibi tenkis davası da açamaz. Ancak mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

Somut olayda dava, mirasçılıktan çıkarılan ... tarafından açılmış olup, mirasçılıktan çıkarıldığı, bir başka ifade ile muris ...'in mirasçısı olmadığı için davacı ...'nin murisi ...'in tasarrufu bakımından dava açma hakkı bulunmamaktadır. Yani ... tarafından açılan davanın kabulüne olanak bulunmadığından davanın murise teban mirasçıları tarafından sürdürülmesine de yasal olanak yoktur.

Mirasçıların tenkis isteklerine gelince; mirastan ıskat edilenin altsoyunun tenkis isteyebileceğinin TMK'nun 511/son maddesi gereği olduğu yukarıda açıklanmıştır.

Eldeki davada mirasçılar vasiyetnamenin iptali istekli dava sırasında murisleri ...'nin ölümünden hemen sonra vekilleri aracılığı ile davada yer almışlar ve ıskata ilişkin vasiyetnameden dolayısı ile kök muris ...'in yaptıkları temliklerden, saklı payın zedelendiğinden haberdar olmuşlardır.

Kanunu bilmemenin mazeret olmadığı açıktır.

Mirasçıların vasiyetnamenin iptali davası sürerken tenkis davası açmalarının önünde yasal bir engel de bulunmamaktadır. Redde mahkum eldeki davada mirasçıların ıslahla tenkis istemleri mümkün olmadığı gibi, ıslah tarihi itibariyle TMK'nın 571. maddesindeki hak düşürücü süre de geçmiş olup, hem yerel mahkeme hem de bölge adliye mahkemesince bu husus ret gerekçesi yapılmıştır.

Tüm bu açıklamalar karşısında davanın tümden reddedilmesi için hükmün bozulması düşüncesinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2018/554, K. 2019/4361, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/554
Karar No
2019/4361
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2018/562 K.2019/3112
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2018/580 K.2019/12220
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/591 K.2019/4735
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/603 K.2019/8222
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/604 K.2019/8223
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2018/604 K.2019/5780

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.