KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/1390 E., 2020/6155 K.·Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2020
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince de davalı ...’in istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davalı ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
- KARAR -
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
Davacı, 793 parsel sayılı taşınmazını satması için il dışında olması nedeniyle güvendiği arkadaşı ...'e vekalet verdiğini, davalının kendisine yeterli bilgi vermediğini, taşınmazın davalı ...’e, onun da davalı ...’e satış yoluyla temlik ettiğini sonradan öğrendiğini, düşük bedellerle devrin yapıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescile, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacının temliklerden haberdar olduğunu, satış bedellerinin ödendiğini, diğer davalılar ise taşınmazı iyiniyetle bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davalı vekil ...’in vekalet görevinin kötüye kullandığı ancak diğer davalıların el ve iş birliği içinde olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali tescil talebinin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince de davalı ...’in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 793 parsel sayılı 68.625m2 miktarlı zeytinlik nitelikli taşınmaz davacı adına kayıtlı iken ... 2. Noterliğinin 12.12.2011 tarihli 27956 yevmiye numaralı vekaletnamesiyle vekil olan ... tarafından 5.000 TL bedelle taşınmaz üzerindeki S.S Koçarlı Esnaf ve Sanatkarlar Kooperatif lehine 40.000 TL bedelle ipotekle birlikte davalı ...’e devredildiği, onun da taşınmazı 06.01.2012 tarihinde ipotekle yüklü olarak 7.000 TL bedelle davalı ...’e temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanıldığı olgusu belirlenerek yazılı şekilde bedel isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı ...’in bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, mahkemece 08.10.2015 tarihinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın temlik tarihlerinde 68.628 TL, dava tarihinde 137.250 TL olduğu tespit edilmiş olup, bu bedellere taşınmaz üzerindeki 40.000 TL bedelli ipoteğin dahil edilip edilmediği açıklığa kavuşturulmuş değildir. Belirlenen bedelin ipotekle yüklü bedel olmaması (ipoteksiz bedel olması) halinde, ipotek bedeli mahsup edilerek kalan miktarın kabulüne karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; bilirkişilerden hükme esas alınan raporda belirlenen bedelin ipotekli bedel olup olmadığı hususunda ek rapor alınması, ipotekle yüklü bedel olduğunun belirlenmesi halinde aynı bedele hükmedilmesi, değil ise taşınmazın ipoteksiz bedeli belirlenerek, ipotek bedeli mahsup edilmek suretiyle kalan miktara hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/1390, K. 2020/6155, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama