KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/1635 E., 2020/4513 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonucunda; mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın tavzihi davacılar vekili tarafından istenilmiş, mahkemece talebin reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, maddi hatanın tashihi talebine ilişkindir.
Davacı, davalının verdikleri vekaletnameyi kötüye kullanarak dava konusu 398 ada 20 parsel sayılı taşınmazı önce davalı ...'e sattığını, satıştan bir gün sonra taşınmazı tekrar devraldığını ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu 398 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptaline dair verilen kararın, tescil hükmü kurulmasına yönelik tavzihi davacılar vekili tarafından istenilmiş, mahkemece, talebin temyize konu olabileceği, tavzih ile tescil hükmü kurulamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mahkemece, 08/06/2005 tarih 2002/709 esas 2005/390 karar sayılı ilam ile davanın kabulü ile dava konusu 398 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptaline karar verildiği, ancak tescil hükmü kurulmadığı, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava açılırken tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, ne var ki mahkemece tescil hususunun unutulduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; unutulmak suretiyle oluşan maddi hatanın tashihi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/1635, K. 2020/4513, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama