KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/1879 E., 2020/4022 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan ...’nın, 6865 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 12 nolu bağımsız bölümünün satışından elde ettiği parayla dava konusu 9140 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümü satın alarak 3/8 payı adına, 3/8 payı ise davalı oğlu adına tescil ettirdiğini, daha sonra 3/8 payını da davalıya satış suretiyle devrettiğini, kalan 2/8 payın alımına ilişkin bedelin de davalıya mirasbırakan tarafından ödendiğini, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücünün bulunmadığını, işlemlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, 25.05.2004 ve 20.12.2010 tarihli işlemlerin iptali ile taşınmazın miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “...Somut olayda, çekişmeli taşınmazda mirasbırakan tarafından davalıya temlik edilen 3/8 payın satış bedeli karşılığı 23.000-TL’nin mirasbırakanın banka hesabına gönderildiği, mirasbırakanın uzun yıllar şeker ve kalp hastası olmasının yanı sıra devir tarihinde omurga kırıklığı nedeniyle tekerlekli sandalye kullandığı, 13.12.2011 tarihli sağlık kurulu raporunda özür durumunun %92 olarak belirtildiği, temlik tarihlerinde davalının alım gücünün bulunduğu,
davacı tanıklarının duyuma dayalı beyanlarına karşılık davalı tanıklarının davalının gerek mirasbırakandan gerekse üçüncü kişilerden bedelini ödeyerek taşınmaz satın aldığını beyan ettikleri, bu hali ile davalının çekişme konusu taşınmazda mirasbırakandan temlik aldığı 3/8 pay yönünden devrin muvazaalı olmayıp gerçek bir satış işlemi olduğu,
öte yandan dava dışı üçüncü kişilerden satış suretiyle davalıya devredilen toplam 5/8 payın satış bedelinin mirasbırakan tarafından ödendiği iddiasının da mevcut deliller ile kanıtlanamadığı sonucuna varılmaktadır.Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp , düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/1879, K. 2020/4022, 10 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama