KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/2086 E., 2021/2043 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Nisan 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan babası ...'in 343 ada 97 ve 98 parsel sayılı taşınmazlarını 22.02.1988 tarihinde davalı oğluna satış göstermek suretiyle devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, 97 nolu parsel üzerindeki binanın da mirasbırakanın gelirleri ile yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında tescile, mümkün olmaz ise payı oranında bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişme konusu taşınmazların temlik tarihinde değerli olmadığını, devirlerin üzerinden çok zaman geçtiğini, davacının en geç 05.11.1990 tarihinde imzaladığı miras taksim sözleşmesi ile durumu öğrendiğini, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının dayandığı miras taksim sözleşmesinin dava konusu taşınmazlarla ilgili olmadığı, çekişme konusu taşınmazların davalıya temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar Dairece, “...Somut olaya gelince, davalının dayandığı miras taksim sözleşmesinde davacı adına imza atan Abdurrahman Ufuk'un isim ve imzasının yanında yazılı olan ve davalı tarafça da dayanak vekaletname olduğu belirtilen Gaziosmanpaşa 2. Noterliği'nin 23.10.1990 tarihli ve 46473 sayılı vekâletnamesi getirtilip değerlendirilmediği gibi,
yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmamış ve bu kapsamda tarafların tüm delilleri toplanıp tanıkları dinlenmemiştir.
Hâl böyle olunca, öncelikle; miras taksim sözleşmesine dayanak Gaziosmanpaşa 2. Noterliği'nin 23.10.1990 tarihli ve 46473 sayılı vekâletnamesi getirtilerek incelenmesi, anılan vekâletnamede ...un davacı adına miras taksim sözleşmesi yapma yetkisinin bulunduğunun belirlenmesi hâlinde, mirasbırakan tarafından davalıya dava konusu yapılan iki parça taşınmaz dışında başka taşınmazlar devredildiği de iddia edilmediğine göre, miras taksım sözleşmesinin 7. maddesinde belirtilen taşınmazların dava konusu taşınmazlar olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi,
anılan vekâletnamenin davacı ile ilgisinin olmadığı veya davacı tarafından Abdurrahman Ufuk'a verilen vekâletname olduğu anlaşılsa dahi miras taksim sözleşmesi yapma konusunda yetki verilmediğinin anlaşılması halinde yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, bu konuda tarafların gösterdikleri tüm deliller eksiksiz toplanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş;
mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının delil olarak dayandığı miras taksim sözleşmesinde davacı adına imza atan ...'un dayanak vekaletnameye göre miras taksim sözleşmesi yapma yetkisinin bulunmadığı; ne var ki, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 06.04.2021 Salı günü saat 10.20'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2086, K. 2021/2043, 6 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama