KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/229 E., 2021/658 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
437 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan anneleri ...'in paydaşı olduğu 713 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki payını, davalı oğlunun “taşınmazın adına devredilmediği takdirde eşinin kendisinden ayrılacağı” yönündeki sözlerine inanarak satış suretiyle temlik ettiğini, karşılığında bir bedel ödenmediğini, davalı tarafından, taşınmazın boşaltılması ve ecrimisil istenmesi üzerine durumun anlaşıldığını ileri sürerek hile nedeni ile miras payı oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş, birleştirilen davada ise; aynı sebeple çekişme konusu taşınmazdaki kendi payını da davalıya devrettiğini ileri sürerek hile nedeniyle davalı adına kayıtlı tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü süre itirazında bulunarak, taşınmazı bedeli karşılığında 1983 yılında satın aldığını, işlem tarihinde yurt dışında bulunduğundan sonradan iade edilmek koşuluyla taşınmazın babası adına temlik edildiğini, babasının ölümünden sonra, annesi ile davacı kardeşinin intikal eden miras paylarını kendisine devrettiklerini, davacının tüm işlemlerde hazır bulunduğunu ve yaptığı işlemlerin idraki içinde olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraf muvazaası ile inançlı işlem iddialarının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği halde bu hususta yazılı delil bulunmadığı, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece "... asıl ve birleştirilen davada davacının hile hukuksal nedenine dayandığı açıktır...Öncelikle eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açıp açmadığının değerlendirilmesi, davanın süresinde açıldığının anlaşılması halinde, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde soruşturma yapılması,
tarafların toplanmış ve toplanacak delillerinin değinilen ilkelere göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda hak düşürücü süre içinde açılmayan asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 09.02.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/229, K. 2021/658, 9 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama