KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/2367 E., 2020/3238 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, mirasbırakanları ...’ın adına kayıtlı ..., ... ve ... (imarla ... ada ...) parsel sayılı taşınmazlarını davalıların murisi olan ...’ya, onun da davalılara satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, yapılan işlemin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, mirasbırakanın sağlığında diğer mirasçılarına da yer verdiğini, satış işlemlerinin gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davada ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne, diğer taşınmazlar bakımından husumet yokluğundan davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; '' Somut olayda, dosya içeriği ve toplanan deliller yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, kök mirasbırakan ... tarafından çekişme konusu taşınmazların davalıların mirasbırakanı ...’ya temliki yönünden mirastan mal kaçırma iradesiyle hareket edildiği konusunda yeterli delil sunulmadığı,
1893 doğumlu mirasbırakanın işlerinin çoğunlukla davalıların murisi tarafından gerçekleştirildiği ve ...’nın da alım gücünün bulunduğu, mirasbırakan ile diğer çocukları arasında bir sorun yaşanmadığı, mirasbırakanın çok fazla taşınmaza sahip olmasına rağmen son dönemlerinde nakit sıkıntısı çektiğinden taşınmazlarının çok cüzi bir kısmını satışa konu ettiği, murisin ölümünden sonra kalan taşınmazların da mirasçılar arasında paylaştırıldığı, ayrıca salt bedeller arasındaki oransızlığında tek başına muvazaanın delili olamayacağı gözetildiğinde murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Hâl böyle olunca, iddia kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli olarak temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 30.06.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2367, K. 2020/3238, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama