KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/244 E., 2020/4237 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları Ali Rıza Doldur'un 5545 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki 1/8 payını 25.09.2006 tarihinde 10271 ada 20 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını 17.02.2003 tarihinde davalı ...’a, 10271 ada 67 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 15.11.1994 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiğini, mirasbırakanın banka hesabındaki 35.000-TL’yi de davalılara verdiğini, bedeli mirasbırakan tarafından ödenerek davalı ...’a otomobil satın alındığını ve bu aracın 2010 yılında 27.000-TL bedelle davalı ... tarafından satıldığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı taşınmazlar, mirasbırakan tarafından verilen nakit para ile davalı ... adına tescil edilen araç bakımından tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakanın 29/10/2006 tarihinde öldüğünü, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacıların mirasbırakandan intikal etmeyen taşınmazlar yönünden de tenkis istediklerin dava dışı bir kısım taşınmazları hiçbir bedel almadan kız kardeşlerine temlik ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “...Somut olaya gelince, mirasbırakan 29.10.2006 tarihinde ölmüş, eldeki dava 13.01.2011 tarihinde açılmış, davacılar.
2006 yılından bu yana davalılara yapılan kazandırmaların paylaşımı için davalılarla görüştüklerini, davalıların askerlik, hastalık gibi mazeretlerle kendilerini sürekli beklettiklerini ileri sürmüş olup davacı tanığı olarak dinlenen dava dışı mirasçı ...'da aynı yönde beyanda bulunmuştur.Hal böyle olunca, davacıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek davanın kabul edilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş,
bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde vekalet ücretine hasren temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi ...' nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri taşınmazın tümünün değeri üzerinden davayı açan mirasçı ya da mirasçıların payına isabet eden değerdir.
Somut olayda, dava 30.000 TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, yargılama sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmal edilmemiş olup, bozma sonrası davanın reddine karar verilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden nispi vekalet ücreti taktir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/244, K. 2020/4237, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama