KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/2550 E., 2020/4609 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 742 ada 1 sayılı parseldeki 21 nolu bağımsız bölümün ½ payını 05.03.2009 tarihinde eşi olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, ancak davalının 09.12.2010 tarihinde kendisini terk ettiğini ve bakım borcunu yerine getirmediğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kusurlu davranışı nedeni ile evi terk ettiğini, bakım borcunu yerine getirmemesinin kendisinin kusuruna dayanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, "...bakım borcunun yerine getirilmemesinin davalıdan kaynaklanmadığı, aksine davacının kendi tutumundan, hal ve hareketlerinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, Borçlar Kanununun 617. maddesi hükmü gözetilerek tarafların sosyal, içtimai ve ekonomik durumları saptanarak, davacı yararına münasip bir irat bağlanmasına karar verilmesi gerekirken anılan yasal düzenlemenin gözardı edilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle bozulmuş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, dava tarihinden itibaren davacı lehine ömür boyu aylık 250,00 TL irada hükmedilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ölünceye kadar bakım akdine aykırılık hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Tarafların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2550, K. 2020/4609, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama