İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /1. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 1. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/2588 K.2019/5576

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince infazda…

Esas2019/2588Karar2019/5576Tarih31 Ekim 2019Okuma4 dk · 896 kelime

KÜNYE

1. Hukuk Dairesi 2019/2588 E., 2019/5576 K.·Mahkemesi : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Ekim 2019
Dava türü
TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

896 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm oluşturulması gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf talebinin açıklanan nedenden ötürü kabulüne, hükmün 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar, mirasbırakanları Bahattin Top’un maliki olduğu taşınmazları davalı ...’a, Duran’ın da davalı ...’in yakın arkadaşı davalı ...’e devrettiğini, ...’in aynı taşınmazları davalı ...’e temlik ettiğini, yapılan tüm temliklerin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğunu ileri sürerek 204, 401, 425, 430, 431, 1561, 1563, 1564, 1566, 1573, 1574 parsel sayılı taşınmazların satış sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile davalı ... adına kayıtlı bulunan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalı ..., mirasbırakanın ikinci eşi ile evlenmeden önce maliki olduğu bir kısım taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığını, mirasçıların ortak kararı sonucunda dava konusu taşınmazların davalı ...’e devrettiğini, mirasbırakanın davacılara da kazandırmalarda bulunduğunu; davalı ... mirasbırakanın taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığını; davalı ..., duruşmadaki beyanında mirasbırakanın kendisinden borç aldığını ve teminat olarak da taşınmazları temlik ettiğini, borcun davalı ... tarafından ödendiğini, bu nedenle taşınmazları Devlet’e devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince infazda tereddüt yaratmayacak şekilde hüküm oluşturulması gerektiği gerekçesi ile davalının istinaf talebinin açıklanan nedenden ötürü kabulüne, hükmün 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakanın 25.01.2001 tarihinde öldüğü, geride ilk eşinden olma dava dışı çocukları Hasan, Hüseyin, Nuran, Şerife, 2010 yılında ölen oğlu ...’in çocukları ve davalı oğlu Devlet ile 1992 yılında evlendiği ikinci eşi davalı İmmihan’ın mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakanın maliki olduğu 401, 425, 430, 431, 1561, 1563, 1564, 1566, 1573, 1574 parsel sayılı taşınmazlar ile 204 parsel sayılı taşınmazdaki 528/2304 payını 12.12.1997 tarihli resmi akitle davalılardan ...'e satış suretiyle temlik ettiği, bu temlikten sonra 26.12.1997 tarihli resmi akitle taşınmazların davalı ...'a satış suretiyle temlik edildiği, onun tarafından da 21.08.2001 tarihinde tüm taşınmazların mirasbırakanın oğlu olan davalı ...'a temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır.

Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.

Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; toplanan deliller yukardaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde davacı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetisizlik yoktur.

Ne var ki, davalı ... tarafından sunulan 27.12.2011 tarihli ‘’ibranamedir’’ başlıklı ve imzası davacı ... tarafından inkar edilmeyen adi yazılı belgede davacı ...; mirasbırakandan intikal etmesi gerekirken davalı adına tescil edilen taşınmazlardaki tüm payını davalı ... aracılığı ile sattığını, geride davalı ... adına kayıtlı olan taşınmazlarda hiçbir hakkı kalmadığını ve davalı ...’i ibra ettiğini belirtmiştir.

Hal böyle olunca, anılan ibraname başlıklı belgeye değer verilerek davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu belgede çekişme konusu taşınmazları kapsayan açık bir beyan olmadığı gerekçesi ile davacı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Kabule göre de, çekişme konusu taşınmazlardan 425 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması ile 29791 ada 1 ve 29797 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara gittiği, davalı ...’in her iki parselde de adına birden fazla pay tescil edildiği kayden sabit olup bu payların ne kadarının dava konusu 425 parselden geldiği saptanarak sonuca gidilmesi gerekirken hakimin doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olarak infazda tereddüt yaratacak şekilde bu husus saptanmadan hüküm kurulması da doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

Davalı ...’in değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/2.maddesi gereğince dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 31/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2588, K. 2019/5576, 31 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2588
Karar No
2019/5576
Tarih
31 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/2588 K.2019/4899
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/2589 K.2019/4973
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/2589 K.2019/7530
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2019/2591 K.2019/9251
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/2591 K.2019/7733
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/2592 K.2019/6954

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.