KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/2713 E., 2020/4392 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanı ...’in, kök mirasbırakan ...’den kendisine intikal eden 871 ( yeni 540 ada 8 sayılı parsel ) parsel sayılı taşınmazdaki 1/9 payını vekil marifetiyle kardeşi olan, davalıların mirasbırakanı ...’a satış yoluyla devrettiğini, mirasbırakan ile aralarının kötü olması ve Kemal’in de mirasbırakan ile ilgilenmesi nedeniyle çekişmeli taşınmazdaki payın miras hakkından yoksun bırakmak için bedelsiz olarak devir edildiğini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalılar ... ve ..., mirasbırakanları...’in, davacının mirasbırakanı Sadettin’in mirasçısı olmaması nedeniyle muris muvazaasının uygulanamayacağını, temlikin gerçek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ..., savunma getirmemiştir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, "Somut olayda, dinlenen davacı tanıklarının yapılan temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu doğrular net beyanlarının bulunmadığı, öte yandan davalı tanıklarının muris Sadettin’in dava konusu payı zamanında satmak istediğini söylediğini beyan ettikleri, özellikle aynı zamanda satışa aracılık eden davalı tanığı ...’ın alınan beyanında satış bedelinin muris ...’e ödendiğini doğruladığı,
yine akitte gösterilen satış bedeli ile keşfen belirlenen değerin birbirine yakın olduğu ve dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde 19/03/1969 tarihli temlikin muvazaalı olmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır." gerekçesiyle bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde mahkemece iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/2713, K. 2020/4392, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama