KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/274 E., 2019/1377 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2019
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, maliki olduğu 1591 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan D Blok 2, 6, 8, 10, 12, 18, 20, 22, 24, 26, 4, 14, 16 no’lu bağımsız bölümlerin, hileli davranışları sonucu davalılar adına tescil edildiğini, yurt dışında olması nedeniyle satış işleminin dava dışı oğlu tarafından vekaleten yapıldığını, davalıların satış bedeli olan 1.300.000 TL’yi ödemeden tapu müdürlüğünden ayrıldıklarını, haklarında dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, davalıların bağımsız bölümleri iade edeceklerinden bahisle dava dışı kişi aracılığı ile irtibata geçip maddi talepte bulunduklarını,
bu sebeple dava dışı kişiye 62.000 TL’nin nakten verilip senet alındığını, tapuda işlem yapılması için ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını ancak davalıların vekil tayin ettikleri kişiyi azledip iadeyi gerçekleştirmedikleri gibi bir de para almak suretiyle ikinci kez mağdur ettiklerini ileri sürerek davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, çekişme konusu 13 adet bağımsız bölümün toplam 800.000 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını, bu bedelin 600.000 TL’sinin tapu işlemleri başladığında davalı ...tarafından davacının vekiline ödendiğini, bakiye 200.000 TL’nin ise taşınmazdaki ipotek kaldırıldığında davacıya ödeneceğini, kaldı ki, resmi senette, davacının satış bedelini aldığının yazılı olup aksinin iddia edilemeyeceğini, 13 adet bağımsız bölümün satış bedeli alınmadan tapuda devrin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davalı ... aşamalardaki beyanında, satış bedeli olarak 860.000 TL’ye anlaşıldığını,
ipotek kaldırıldıktan sonra 200.000 TL’nin davacıya verileceğini, adına tescil edilen üç adet bağımsız bölümü davalı ...’dan satın aldığını, davacı ile bir alışverişi olmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, hile olgusunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.02.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili olarak Av. ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan ...’a hüküm tarihinden önce TMK 407/1. maddesi gereğince vasi tayin edildiği, her iki davalının da vekili sıfatıyla Av. ... tarafından hükmün temyizi üzerine Dairece, 04.10.2018 tarihli geri çevirme kararı ile davalı ...’ı temsilen kararı temyiz eden Av. ...’ün, davalının vasisi tarafından yetkilendirildiğine dair usulüne uygun şekilde düzenlenmiş vekaletnamenin sunulmasının aksi halde gerekçeli kararın davalı ...’ın vasisine tebliği ile yasal temyiz süresinin beklenilmesinin istenildiği, Mahkemece, bu hususta adı geçen vekile muhtıra tebliğ edildiği, ancak değinildiği üzere bir vekaletname ibraz edilmediğinden gerekçeli kararın davalı ...’ın vasisi ...’a tebliğ edildiği anlaşılmış olup hüküm, davalı ... Turpan vasisi tarafından temyiz edilmemiştir.
Davalılardan ...’nin temyizine gelince;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/274, K. 2019/1377, 27 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama