KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/3051 E., 2020/4546 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2020
- Dava türü
- TENKİS
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan eşi ...’ın 1942, 2377, 2594, 3020, 460 ve 522 parsel sayılı taşınmazlarını Niğde 1. Noterliğinin 04.11.2010 tarih 8566 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile ilk eşinden olma davalı çocuklarına vasiyet ettiğini, anılan vasiyetname ile saklı payına tecavüz edildiğini, TBK'nun 27. maddesi uyarınca vasiyetnamenin kesin hükümsüz olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiş; davacı vekili 01.07.2014 tarihli dilekçesi ile taleplerinin saklı paya vaki tasarruf aşımının önlenmesi ve saklı payın korunması olduğunu bildirmiştir.
Davalılar, mirasbırakanın ilk eşinden kalan hissesini vasiyete konu ettiğini, mirasbırakanın vasiyete konu etmediği malvarlığı dikkate alındığında davacının saklı payına tecavüz edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı tarafça ileri sürülen saklı paya tecavüz iddiasının vasiyetnamenin iptal sebeplerinden olmadığı, bu iddia ile vasiyetnamenin tenkisinin talep edilebileceği, ayrıca davacı tarafça tenkise ilişkin terditli bir talebin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince; “...HMK'nun 33. maddesi uyarınca; dayanılan olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise hakime aittir.
Dava dilekçesinde; açılan davanın niteliği vasiyetnamenin iptali olarak açıklanmış ise de, anılan dilekçe içeriği ile davacı vekili tarafından verilen 01.07.2014 tarihli dilekçe birlikte değerlendirildiğinde; asıl istemin, mirasbırakanın saklı pay sahibi davacının bu hakkını zedelediği öne sürülen vasiyetnamesinin tenkisine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; davanın TMK'nun tenkise ilişkin hükümleri doğrultusunda incelenip, taraflardan buna göre delilleri sorularak, sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının saklı payının zedelenmediğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3051, K. 2020/4546, 28 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama