KÜNYE
1. Hukuk Dairesi 2019/3420 E., 2021/379 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2021
- Dava türü
- TAPU İPTALİ VE TESCİL
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan ... ...’ın 1000 parsel sayılı taşınmazının 1/2 payını davalı torunu ...’e, kalan 1/2 payını dava dışı torunu ...’ye satış suretiyle temlik ettiğini, ...’nin de daha sonra 1/2 payı davalı kardeşi ...’e devrettiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya yapılan temlikin gerçek bir satış işlemi olduğu gerekçesi ile davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece “...çekişme konusu taşınmazın davalıya temliklerine ilişkin tüm resmi akitlerin getirtilmediği, davacı tarafın delil listesinde açıkça tanık deliline dayanıp tanık isim ve adreslerini bildirmesine rağmen tanıklarının dinlenmediği görülmektedir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, dava konusu taşınmazın davalıya temlikine dayanak tüm resmi akitlerin eksiksiz temin edilerek evrak arasına alınması, mirasbırakana ait aktif veya pasif taşınmaz kayıtlarının taraflardan da sorulmak suretiyle araştırılması, varsa kayıtlarının istenilmesi, davacı tanıklarının usulüne uygun dinlenilmesi,
toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usulüne uygun olarak taraf delilleri toplanmaksızın, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçede, delillerin takdirinde ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.
Bilindiği ve 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde düzenlendiği üzere (1086 sayılı HUMK’nun 388/son md.) hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, davacıların miras payı oranında iptale ve tescile karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı adına da tescil hükmü kurulmuş olması ve dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanununun 22/A maddesine göre yenileme çalışması sonucu yeni parsel numarası almış olmasına rağmen eski parsel numarası üzerinden hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine hükme 1. bent olarak “Davanın kabulü ile; ... İli ...
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/3420, K. 2021/379, 25 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama